(2004 S. K. m. 72) (2560 S. K. Ek m. 5) (YHGK. 05.03.2003 T. 2003/13-139 E. 2003/142 K.)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kurum tarafından hakkında abonesiz düz borudan artezyen suyu kullandığından bahisle 28.08.2007 tarihli tutanak düzenlenip bu tutanağa istinaden atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, kullandığı artezyenden çıkan suyun tahliyesi için davalı tarafından hizmete sunulmuş herhangi bir kanal bulunmadığını, suyun tahliyesini işyerinin yanından geçen dereye yaptığını, bu durumda davalı tarafından kendilerine ait kanala abonesiz olarak atıksu tahliyesi yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, bu nedenle bu tutanağa istinaden davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurum tarafından atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, oysa kullandığı artezyen suyunun tahliyesi için davalı tarafından verilmiş bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan keşif ile aldırılan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacının kullandığı artezyen kuyu suyunu oto yıkama yağlama işinde kullandıktan sonra yaklaşık 15 mt. güneyinde geçmekte olan dereye boşalttığı, bu dereden de doğal yollarla denize boşaldığı, davalı tarafından davacı tarafa verilmiş herhangi bir kanalizasyon hizmetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, rapor ekindeki krokide işaretli sondaj kuyusunda elektrik motoru ile çekerek temin ettiği suyu, oto yıkama yağlama işinde kullandıktan sonra üretmiş olduğu atık suyu, MESKİ'nin kanalizasyon şebekesi olmaması nedeniyle sondaj kuyusunun yaklaşık 15 mt güneyden geçmekte olan dereye boşalttığını, bu atık su ise doğal yolarla buradan denize boşaltılmakta olup, boşaltım yerine (denize) ulaştırılmasında MESKİ'nin hiçbir şekilde (yönetim, işletme, personel) gideri olmadığını açıklamış ve bu rapora dayalı olarak davacını borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Ne var ki, MESKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 15. maddesinde her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceği kabul edilmiş ve o miktarda da atık su bedeli ödemekle yükümlü tutulmuştur. Davacıya ait işyerinde kuyu suyu kullanıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim Davacı artezyenden çıkan kuyu suyunu kullandığını açıklamaktadır.
Uyuşmazlık kanalizasyon tesisi bulunmayan dava konusu yerde MESKİ'nin atık su bedeli (ksub) alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır. 20.11.1981 gün ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ)'nin Kuruluş Yasası'na eklenen Ek madde uyarınca tüm Büyükşehir Belediyelerinde bu yasa hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda da, davacı'nın artezyen suyu kullandığı ve böylelikle atık su da ürettiği anlaşıldığından, MESKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca sorumludur. Davalı İdare'nin tesisinin olup olmaması sonuca etkili değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2003 gün ve 2003/13-139 Esas ve 2003/142 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Öyle olunca, mahkemece Meski Tarifeler Yönetmeliği uyarınca hesaplama yaptırılıp tahakkukun bu tarifeye göre doğru olup olmadığı araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 122.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy