(818 S. K. m. 96, 158)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ve sair mirasçılarla yapmış oldukları 12.03.2007 günlü miras taksim sözleşmesi gereğince en son satılan gayrimenkulden tahsil edilen paradan davacının kendi hissesine düşen 10.000.-YTL yi davalının ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının miras payını dava dışı kardeşine 2.10.2007 gününde satmasına rağmen sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemediğini ileri sürerek 10.000.-YTL alacağı ile sözleşmenin 5. maddesi uyarınca da davalının sözleşmeye aykırı davranmasından doğan 5000.-YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının devrettiği hisse muris adına kayıtlı olmayıp kendi adına kayıtlı hisseyi devretmiş olduğundan davacının ve davalının karşı davasının ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalının kardeş oldukları, murislerinden kalan taşınmazların taksimi konusunda aralarında sair mirasçılarla yapmış oldukları 12.03.2007 günlü sözleşmenin 1. maddesinde davacıya 10.000.-YTL verileceği bu nakit paranın sair mirasçılardan alınmadan en son satılan gayrimenkulden tahsil edilen paradan (davalı) N. Ö.'in kendi hissesine düşen parasından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmedeki en son satılan gayrimenkulden tahsil edilen para demekle muristen intikal eden taşınmazın davalı dışında 3. bir kişiye intikali kastedilmektedir. Davalı murisinden intikal eden 522 ada 1 no.lu parseldeki hissesini 2.10.2007 gününde devrettiği incelenen tapu kaydı ile sabit olduğu gibi davalının 2.12.2007 günlü ihtarnamesinde de hisse devri yaptığını kabul ettiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca sözleşmede kararlaştırılan 10.000.-YTL.nin muacceliyet koşulu bu devirle birlikte gerçekleşmiştir. Mahkemece davacının ceza-i şarta ait talebi de değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine, 20.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy