(2709 S. K. m. 48) (818 S. K. m. 19, 101)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının açtığı 2004 yılı akaryakıt ihalesini kazanarak davalı ile 22.12.2003 günlü sözleşme imzaladıklarını, sözleşme kapsamında davalıya 400.000 lt. motorin ve 75.000 lt. benzin teslim ettiğini, 27.2.2004 günlü faturadan sonra yapılan fiyat artışları sebebiyle fiyat farkı doğmaya başladığını, toplam 28 adet faturada KDV hariç 68.073.300.590.-TL fiyat farkı oluştuğunu, sözleşmede fiyat farkı uygulamasının kabul edilmesine ve davalıya başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, KDV hariç 68.073, 30.-YTL fiyat farkı alacağından fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.500.-YTL.nın tahakkuk ettiği günden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 3.1.2005 günlü yazı ile 31.12.2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanan esaslara göre fiyat farkı ödeneceğini, fiyat farkının buna göre fatura edilmesini davacıya bildirdiklerini, davacı tarafından sözleşmede yazan fiyat farkı formülünün kabul edilmemesi ve faturalarını fiyat farksız olarak kesmeleri sebebiyle davacıya fiyat farkı ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede kararlaştırılan 31.12.2002 günlü fiyat farkı kararnamesinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulama olanağının bulunmadığı, sözleşmeye yazılması ve uygulanması gereken fiyat farkı kararnamesinin 5.2.2003 günlü Resmi Gazetede yayınlanan kararname olduğu, buna göre davacının 28 adet faturayla ilgili toplam 71.518.603.542.-TL fiyat farkı alacağının doğduğu, davacının 68.073.300.590.-TL talep ettiği gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 5.500.-YTL alacağın davalıdan tahsiline, bu miktara dava gününden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacının davalının açtığı ihale sonucu yapılan 22.12.2003 günlü sözleşme ile 2004 yılı içinde değişik tarihlerde toplam 28 adet fatura karşılığı davalıya akaryakıt teslim ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının talep ettiği fiyat farkı hususunda hangi esasların uygulanacağı noktasındadır. Mahkemece 5.2.2003 günlü Resmi Gazetede yayımlanan fiyat farkına ait kararname esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan 22.12.2003 günlü sözleşmenin 15.2. maddesinde Bu iş için fiyat farkı verilecek olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihalesi yapılacak olan mal alımlarına ait fiyat farkı yürürlükteki 31.12.2002 gün ve 3. Mükerrer 24980 sayılı RG'deki esaslara göre ödenecektir. hükmü, yine aynı sözleşmenin 15.3. maddesinde Sözleşmede yer alan fiyat farkına ait esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz. hükmü düzenlenmiştir. Anayasamızın 48. maddesi ve BK. 19. maddesi gereğince akit serbestisi vardır. Yasada belirlenen sınırlamalar içerisinde kalmak koşulu ile taraflar istedikleri konularda, istediği koşullarda sözleşme yapabilirler. Bu sözleşme koşulları tarafları bağlar. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri de tarafları bağlayıcıdır. Kaldı ki, sözleşme gününde 5.2.2003 günlü kararname yürürlükte olduğu durumda taraflar sözleşme ile 31.12.2002 günlü kararnameye göre fiyat farkı ödeneceğini kararlaştırmışlardır. Hal böyle olunca, mahkemece sözleşmenin 15.2. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda açıklayıcı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Borçlar Yasasının 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davalı, davacının fiyat farkı talebi üzerine 3.1.2005 günlü yazı ile cevap vermek suretiyle bu gün itibariyle temerrüde düşmüştür. Öyle olunca mahkemece, hükmedilen alacağa temerrüt tarihi olan 3.1.2005 gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı biçimde dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Kararın yukarda birinci bentte açıklanan sebeplerle davalı yararına, ikinci bentte açıklanan sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 14.00.-TL temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine ve yine peşin alınan 75.00.-TL temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy