(1086 S. K. m. 74)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat B. K. geldi, davacılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacılar, davalıların murisi C. G. tarafından tapuda adına kayıtlı 11, 12 ve 13 nolu parsellerin 29.6.1968 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile davalılarla ortak murisleri olan A. G.'e satışının vaad edildiğini, ancak ortak muris A. G. ölünce davalıların murisi C. G.'ün satışı vaad edilen taşınmazları dava dışı İş bankasına 8.6.2004 tarihinde satıp tapusunun devir edildiğini ileri sürerek, satış bedelinden paylarına düşen 485.712 TL.nin satış tarihi 8.6.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Davalılar, sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 485.712 TL.nin 8.6.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekili mahkemeye verdiği 8.4.2010 tarihli dilekçede; davacılardan H., M., S. yönünden 121.428'er TL. Davacı R. için 91.071 TL. Toplam 455.355 TL. üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini, davacı R. yönünden fazladan talip edilen 30.357 TL. Yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. O halde davacılar taleplerini açıklanan bu miktarla sınırlandırmışlardır. HUMK 74. madde uyarınca talepten fazlaya hükmedilemez. Mahkemece bu yön gözardı edilerek talebi aşar şekilde 485.712 TL. nin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 7.340.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T. C.
KOCAELİ
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/204
KARAR NO: 2010/177
DAVA: ALACAK
DAVA TARİHİ: 24/06/2008
KARAR TARİHİ: 27/05/2010
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
Davacılar vekili dilekçesinde; davalıların miras bırakanı C. G.'ün davacıların kardeşi olduğunu, C. G.'ün babaları A. G. 'ün mallarını ayrıldıkları 1964 tarihine kadar idare ettiğini, tüm kardeşlerin bir arada yaşadığı 1958-1959 yıllarında oldukça değerli Körfez Mahallesi 657 ada 11,12 ve13 parsel sayılı taşınmazların diğer kardeşlerden mal kaçırmak kastı ile baba A. G.'ten gizli olarak C. G. tarafından kendi adına tescil edildiğini, baba A. G.'ten gizli gerçekleştirilen bu durumun bilahare baba tarafından öğrenildiğini, diğer mirasçıların haklarının zayi olmaması için mallarının kendisine verilmesini istenildiğini, tapu satış işlemlerinin masrafları yüksek bulunduğundan noterden gayrı menkul vaadi sözleşmesi yapıldığını ve anne E.'nin bu işlem için vekil tayin edildiğini, bilahare söz konusu taşınmazların Haziran 2004 tarihinde tüm mirasçılardan habersiz bir şekilde 850.000 TL bedelle Türkiye İş Bankasına satıldığını, C. G.'ün söz konusu bedeli kardeşler arasında paylaştırmadığı gibi kardeşler tarafından hukuki bir işlem yapılmaması için parayı oğlu K. G. adına bankaya yatırdığını, aynı içerikte bir davanın da kardeşlerden H. P. tarafından ikame edildiğini ve Kocaeli 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/74 esas ve 2007/397 karar sayılı hükmü ile H. P.'in davasının kabulüne karar verildiğini, ne davalıların murisi C. G. tarafından ve nede mirasçıları tarafından davacıların haklarının verilmediğini iddia ile satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazların 3. kişiye satılması nedeniyle bedelden davacıların paylarına düşen miras hissesi olan 485.712 TL nın C. G. mirasçılarının sebepsiz zenginleştiği 08.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ise cevap dilekçesini tekrarla davanın reddini savunmuştur.
Taraflara delilleri bildirtilip ibraz ettirilmiş, tapu kayıtları, akit tabloları, banka kayıtları getirtilmiş ayrıca Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/74 esas sayılı dosyası getirtilip dosyaya eklenmiştir.
Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/04/2010 gün ve 2010/144-136 sayılı veraset ilamına göre muris A. G.'ün mirasının 2016 hisse itibarı ile intikal ettiği ve davacıların toplam 1170/2016 oranında hissedar oldukları ve 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/11/2006 tarih 2006/1683 esas ve 2006/1628 karar sayılı veraset ilamı gereğince de C. G.'ün vefatı ile mirasının eşi V. G. ile çocukları C., S., K. , A. K., A. K., A. ve H. N.'a kaldığı görülmüştür.
Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/74 esası üzerinden mirasçılardan H. P. tarafından aynı taşınmazlarla ilgili açılan alacak davasında mahkemece H. P.'in veraset ilamındaki hissesi nazara alınarak 121.428 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verildiği ve bu kararın 22.03.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre Körfez Mahallesi 657 ada 11,12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların davalılar murisi tarafından müşterek muris A. G.'ün parası ile satın alındığı bilahare Kocaeli 2. Noterliğinin 29.06.1968 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalılar murisinin taşınmazları müşterek muris A. G.'e satmayı vaad ettiği tapu masrafları fazla tuttuğundan tapuda devir işleminin yapılmadığı daha sonrada davalılar murisinin taşınmazları 08.06.2004 tarihinde 850.000 TL bedelle İş Bankasına sattığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf zamanaşımı savunmasında bulunmuşsa da kesinleşen 3.Asliye Hukuk Mahkemesindeki davada da değinildiği gibi satış vaadi sözleşmesine göre davalılar murisinin taşınmazların zilyetliğini de devrettiği anlaşıldığından ve dava müşterek murise ait olup davalılar murisi tarafından 3. kişiye satılan taşınmazlar nedeniyle bedel talebi olup mirasçılar arasında zamanaşımı işlemeyeceğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir. Kaldı ki davalılar murisi taşınmazları satmasa idi davacıların tescil hakkı her zaman söz konusu olacaktı. Davalılar murisi kötüniyetli olarak taşınmazı sattığında davacıları bu haktan zamanaşımı nedeniyle mahrum etmek kötüniyetli kişileri hukukun koruması sonucunu doğurur ki bu iyiniyet kuralları ile de bağdaşmaz. Tüm bu düşüncelerle davacıların İş Bankasına 850.000 TL bedelle satılan taşınmazlarda A. G.'ten intikal eden miras payları oranında hakları bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş; davacıların 1170/2016 oranındaki paylarına düşen bedel 493.393 TL olarak belirlenmiş, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 485.712 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklama ve anlatış gereğince:
Davanın KABULÜ ile 485.712 TL alacağın 08.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine.
Peşin alınan 6.586 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine.
Bakiye 22.279,30 TL ilam harcının davalılardan tahsiline.
Davacıların yaptığı toplam 69.60 TL yargılama gideri ile 28.129 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine.
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere 27/05/2010 günü taraf vekilleri hazır karar verildi. 27/05/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy