(818 S. K. m. 248) (1086 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalıya ait işyerini kiraladıklarını, sözleşme devam ettiği sırada davalının işyerinde esaslı tadilat yapacağını belirterek tahliye ve kiranın artırımını talep ettiğini, kendilerinin de yeni şartlar ve hükümler içeren yeni bir sözleşmenin imzalanması halinde bunu kabul edeceklerini bildirdiklerini, davalının kabul etmesi üzerine de davalıca hazırlanan sözleşmeyi okumadan imzaladıklarını, ancak sonradan okuduklarında kaldırılmış olduklarını anladıklarını, iradelerinin fesada uğratıldığını ileri sürerek sözleşmenin irade fesadı nedeniyle iptalini istemişlerdir.
Davalı, davacıların kira sözleşmesini okuyarak ve özgür iradeleriyle imzaladıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin iptali davasına bakmanın sulh hukuk Mahkemesi'nin görevi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.'nun 2/1. maddesinde İcra ve İflas Kanununun onuncu babında yer alan 269 ve 272 inci ve sonraki maddeleri hükümleri hariç olmak üzere, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yakut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunları karşılık açılan davalar da Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu hükme bağlanmıştır. Fesih davasında başlangıçta geçerli olarak yapılan bir kira sözleşmesinin sonradan ortaya çıkan nedenlerden dolayı feshedilmesi talep edilmesine rağmen, iptal davacında yapılan kira sözleşmesinin geçerli olmadığı, batıl olduğu ileri sürülmektedir. Sözleşmenin yapıldığı anda geçerli olmadığı, batıl olduğu yönündeki iddia ile açılan iptal davalarında ise görevli mahkemenin müddeabinin değerine göre belirlenmesi gerekir. Davacılar eldeki davada davaya konu kira sözleşmesinin iradeleri fesada uğratılarak imzalatıldığını, baştan beri geçersiz olduğu ileri sürerek iptalini istemişlerdir. Davaya konu kira sözleşmesinde aylık kira 1.400 TL olduğu için yıllık kira miktarına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açık ve belirgindir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın bozulmasına, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy