(818 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ile davacı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı Belediye'nin yaptığı ihale sonucu birahane olarak çalıştırılmak üzere 01.01.2006 tarihli kira sözleşmesi ile dükkan kiraladığını, davalı belediyenin ruhsat vermemesi nedeniyle birahane olarak işletemediğini ve bu yeri 8.8.007 tarihi itibariyle tahliye etmek durumunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere uğramış olduğu kazanç kaybına ilişkin şimdilik 11.000 YTL maddi zararın kiranın başlangıç tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamı gereğince davanın kabulü ile 21.690,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediye'den tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ihale sonucu 01.01.2006 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile birahane olarak işletmek üzere davalıdan dükkan kiraladığını, birahane olarak işletmek için yaptığı ruhsat başvurusunun davalı belediye tarafından kabul edilmediğini, dava konusu işyerini 08.08.2007 tarihinde tahliye ettiğini belirterek kazanç kaybına ilişkin olarak eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, Dairemizin 9.7.2009 günlü bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 9.7.2009 günlü bozma ilamı ile davacının taşınmazı tahliye ettiği tarihten itibaren kira süresinin sonunu geçmemek üzere benzer nitelikte iş kurması için gereken makul sürenin ve bu süredeki kazanç kaybının uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece, bilirkişiden rapor alınmış, Dairemiz bozma ilamında belirtilen makul sürenin bir yıl ve günlük kazanç kaybının da 60 TL olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığı gibi, davacı tarafından benzer nitelikte iş kurması için tespit edilen 1 yıllık süre de makul sürenin çok üzerinde olup dosya içeriği ile de bağdaşmamaktadır. Öyle olunca, Mahkemece, yeniden konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık rapor alınmak suretiyle davacının aynı işyerini kurması için gerekli makul süre ile, davacının ıslah dilekçesinde günlük kazancını 45 YTL olarak belirtip sınırlaması karşısında bu miktar aşılmamak suretiyle davaya konu işyerine ilişkin veya emsal işyerlerine ait gelir vergisi matrahları da karşılaştırılarak makul süredeki kazanç kaybı tespit edilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy