(4721 S. K. m. 2, 4) (6762 S. K. m. 18, 20)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat Sabit Yakşi ile davacı şirket temsilcisi Turan Yazar ve vekili avukat Bahir Esinoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının maliki bulunduğu taşınmazı 19.10.2005 başlangıç günlü kira sözleşmesi ile aylık 12.500.00 TL bedelle kiraladığını, taşınmaza kiralandığında 350.000 TL masraf yapıldığını, kira bedelinin indirilmesi için sözlü ve yazılı olarak davalı kuruma müracaat ettiğini, fakat davalı idarenin kira bedelinde indirim yapmadığı gibi 2009 yılı için aylık 16.700.00 TL kira talep ettiğini, bu talebin fahiş olduğunu ileri sürerek, 01.01.2009-01.01.2010 dönemi için aylık kira bedelinin 8.000.00 TL olarak belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyarlama koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalıya ilişkin mecurda 19.10.2005 başlangıç günlü kira sözleşmesi ile aylık 12.500.00 TL ile kiracı olduğu ve kira süresinin birer yıl uzayarak dava gününe kadar geldiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. Dava kararlaştırılan ve her yıl artırılan kira parasının günün ekonomik koşulları altında çekilmez hal olması ve böylece işlem temelinin çökmesi olgusuna dayalı kira parasının uyarlanması isteğine ilişkindir.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-PactaSundServanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar sebebiyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi hukukun güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun sair ilkeleri ile sınırlandırılmıştır.
Sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu halde sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K. 2., 4. md) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık beklenemeyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Beklenmeyen hal kuramının açıklanması şöyle yapılmaktadır. Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmiş ise taraflar akide bağlı olmamalıdır. Buna beklenmeyen hal şartı (ClausaRebusSicStantibus) denmektedir. Bu görüş öğretide Emprevizyon Teorisi adıyla anılmaktadır. Öğretide sözleşmenin yapıldığı zamandaki durumların değişmemesi şartıyla yapıldığı varsayılır. Akitlerin ifasının şartların değişmesine bağlayan fikri çok gerçeğe uygun değil ise de Ahde Vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bu tarih İsviçre de Türk Hukukunda çoğunlukla dayanılan esas dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır.
Hukukumuzda mehaz kanunundaki uygulamalar doğrultusunda Medeni Yasanın 2. maddesinden de esinlenmek suretiyle hem ClausulaRebusSicStantibus ilkesine hem de işlem temelinin çökmesi kuramını uygulamak suretiyle uyarlama davalarının görülebilir olduğunu benimsemiştir. İşlem temelinin çökmesi kavramının uygulanabilmesi için sonradan meydana gelen değişikliklerin önceden teşhis ve tahmin edilememiş olması gerekir. Her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi durumda özel hukuk sistemimizde geçerli olan irade özgürlüğü, sözleşme serbestliği ve Sözleşmeye bağlılık ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali(ikinci derece de) yardımcı niteliktedir. Sözleşmeye bağlılık ve saygı esastır.
TTK. nun 18/1 maddesinde Limited Şirketlerin tacir oldukları açıklanmıştır. Aynı kanunun 20/II. Maddesinde de her tacirin ticaretine ilişkin faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması kabul edilebilecek bir durum değildir. Somut olayda uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik unsuru oluşmamıştır. Ayrıca taraflar arasındaki kira sözleşmesi bir yıl süreli olup, kısa süreli akitlerde uyarlama istenemez. Şu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ve yazılı şeklide davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istem halinde taraflara iadesine, 10.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy