(818 S. K. m. 389, 392)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar, murisleri ve kardeşleri N.'nin sağlığında davalılardan A. A.'a bir vekaletname verdiğini, A.'nin bu vekaletnameye dayanarak sair davalı eşi M. A.'a murise ilişkin 5 parsel numaralı taşınmazı sattığını, murislerinin yaşlı olduğunu, kandırılması sonucu elinden vekaletname alındığını, yapılan işlem ve tasarrufların mutlak butlanla batıl olduğunu, taşınmaz satış bedelinin ne kendilerine ne de murislerine ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde satış bedelinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı M. A. yönünden davanın reddine, tapu kaydının iptali talebinin reddine, tapudaki satış tarihindeki satış bedeli olan 8700.-TL.nin davalı A. A.'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının davalı M. A. hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar 10.3.2006 tarihinde açtıkları bu davalarında davalılardan A. A.'ın murislerinden hile ve kandırma yolu ile vekaletname alıp, murisleri adına tapuda kayıtlı taşınmazı sair davalı eşine sattığını, satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptaline, olmadığı taktirde satış bedelinin tahsiline karar verilmesini istemek suretiyle terditli olarak talepte bulunmuşlardır. Davalının vekil sıfatıyla davacıların murisine ilişkin taşınmazı sattığı konusunda uyuşmazlık yoktur. BK.nun 389 ve devamı maddeleri gereğince vekil, verilen talimat doğrultusunda hareket etmek ve müvekkile karşı vekalet görevini iyi bir, surette ifa ile mükellef olup, BK.nun 392. maddesi gereğince de yaptığı işin hesabını vermekle yükümlüdür. Hal böyle olunca mahkemece davacıların murisinin satılan taşınmazının satış tarihindeki değerinin keşfen belirlenip, belirlenecek bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde taşınmazın tapudaki satış bedeline hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda (1) No.lu bentte açıklanan sebeplerle davacının davalı M. A. hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddine (2) No.lu bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine, 15.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy