(4077 S. K. m.1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki kira tazminatı davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı asıl ve birleşen davalarında, davalının anahtar teslim yapım ve satımını üstlendiği dar gelirlilere yönelik 800.yıl konutlarından hak sahibi olarak 13 nolu bağımsız bölümü satın aldığını,davalının 9.4.2007 tarihli yazısı ile konutların Ekim 2007 tarihinde anahtar teslimi olarak teslim edileceğini bildirdiğini,bedelin tamamını ödediğini,davalının 30.10.2007 tarihinde teslim etmesi gereken konutu eksik olarak Ekim 2008 tarihinde teslim ettiğini, kira kaybına uğradığını ileri sürerek, 2.700TL geç teslimden doğan kira kaybı alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her yapılan davanın davalı gereği dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı Belediye, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan tüzel kişi olarak kabul edilemeyeceğinden, anılan yasada tanımlanan satıcı tanımına uymadığı gibi, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Öyle olunca mahkemece müddeabihin değeri de gözetilerek Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmek üzere dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no'lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 38.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy