(818 S. K. m. 41, 60, 125)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, 14.9.2001 ile 25.9.2001 tarihleri arasında tatil yapmak için davalı Turcotel Turizm A.Ş tarafından işletilen otele yerleştiğini, 20.9.2001 tarihinden paraşütle tekneden havalanma (parasailing) yaptığı sırada tekne sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu otele ait kumsaldaki ağaca takılarak yere düştüğünü ve yaralandığını, diğer davalı Fantazi Ltd. Şti'nin bu hizmeti ifa yardımcısı olarak yerine getirdiğini ve aynı zamanda diğer davalı Cesan A.Ş'nin de ortağı olduğunu her 3 davalının da sorumlu olduklarını ileri sürerek 30.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı Turcotel A.Ş, diğer davalıların kendilerinden bağımsız çalıştığını, kendisine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalılarda davanın tüm hizmetleri davalı Turcotel A.Ş'den aldığını zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece parasailing hizmetinin otel tarafından davacıya sunulan bir hizmet olmadığının ekstra ücret karşılığı başka birim tarafından yerine getirildiği, bu hali ile eylemin haksız fiil mahiyetinde bulunduğunu, davanın BK 60/1. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davanın önce Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve Ticaret Mahkemesince davanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince de davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik verildiği ve akabinde Tüketici Mahkemesinin de görevsizlik kararı verdiği, görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyayı temyizen incelemeye Yargıtay 20. Hukuk Dairesince de dosya kapsamından parasailing hizmetinin otel tarafından kendisine sunulan bir hizmet olmadığı, ekstra ücret karşılığı başka bir birim tarafından gerçekleştirildiği, bu hali ile uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı, BK'nun 41 maddesi anlamında haksız fiil oluşturduğu, 4077 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmeyeceği genel hükümlere göre açılan manevi tazminat davası olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davacının tatil yapmak için davalı otelde bulunması ve parasailing hizmetini almış olması davacı ile davalılar arasında sözleşme bulunduğunu gösterir. Bir başka deyişle davacı ile davalılar arasındaki ilişki sözleşme ilişkisidir. Hal böyle olunca zamanaşımı süresinin de BK'nun 125. maddesinde yer alan 10 yıllık süre olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Görevli mahkemenin belirlenmesine yönelik kararın temyizen incelenmesi sonucu Yargıtay 20. Hukuk Dairesince verilen ve az yukarıda belirtilen kararında taraflar arasındaki ilişkiyi belirlemeyip sadece görevli mahkemenin belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmakta olduğundan mahkemece verilen karara dayanak alınması olanaksızdır. Eldeki dava konusu olayda, iddia edilen olay 20.9.2001 tarihinde meydana gelmiş olup dava ise 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ve 28.12.2004 tarihinde açıldığına göre davanın süresi içinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy