(2004 S. K. m. 67) (6111 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, Davacı Birliğin 8.9.1997 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu, birliğin amacının, birliği oluşturan belediyelerin yapmakla görevli oldukları fakat maddi veya teknik imkansızlık sebebiyle tek başlarına yerine getiremedikleri, içme ve kullanma suyunun temini, atık suların alt yapı çalışmalarını yönetmek olduğunu, bu kapsamdaki hizmetlerin üye belediyeler tarafından birliğe devredildiğini, artık bu hizmeti almak isteyen kişilerin abonelik sözleşmesi yapmak zorunda olduklarını, sözleşme yapılmamış olsa dahi yapılan ilanlar gereğince bu hizmetleri fiilen alan kişilerin resen abone kabul edileceğini, birlik tarafından hazırlanan tarife ve devirlere dair kararların ilanen duyurulduğunu, davacı birliğin kendisine devredilen ve davalıya ait birikmiş alacağının tahsili için icra takibi başlattığını ancak davalı tarafından takibe kısmen itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaliyle inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihine kadar işleyen ve takip talebinde istenilen 15.120,52 YTL işlemiş faiz üzerinden %40 oranında (6.048,20 YTL) inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Her ne kadar Mahkemece, Bilirkişi raporuna atıfla davanın kabulüne karar verilmiş ise de; karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1 inci maddesinin g, fıkrasıyla 2560 Sayılı Kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayınlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilerek, aynı kanunun 18 inci maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış ve böylece borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda da, davacı tarafından davalı aleyhine su tüketiminden dolayı yapılan icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali talep edildiğinden, bu yöndeki talebin 6111 sayılı Yasa kapsamında kaldığı açık olmakla, davacının 6111 sayılı Yasa hükümlerinden faydalandırılması konusunda müracaat edip, borç ödendiği takdirde davadan vazgeçilmesi mümkün olacak veya dava konusuz kalacaktır. Kaldı ki, incelenen dosya içeriğine göre de; Davalının icra dosyasına sunduğu 16.6.2011 tarihli dilekçeyle de itirazından vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalıdan 6111 sayılı Yasa gereğince davacının borcun yapılandırılması konusunda talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde bu konuda tarafların delilleri de toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen sebeple davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy