(818 S. K. m. 313)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, harita ve kadastro mühendisi olduğunu, davalı şirketin yapmakta olduğu inşaatın proje uygulama mühendisi olarak görev aldığını, anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalının iş bedelini kendisine ödemediğini savunarak, 12.921-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yaptığı işin karşılığının davalıya ödendiğini, taahhütname alınmış ise de davacı ile aralarında akdi ilişki kurulmadığını, İş Mahkemelerinin görevli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının inşaatında proje uygulama mühendisi olarak çalıştığı halde iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı, İş Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, zaman ve bağımlılık unsurları hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan, Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinin öngördüğü çevre içinde zaman ve bağımlılık unsurlarını gerçekleştirecek biçimde işini yapıyorsa aradaki çalışma ilişkisi hizmet akdine dayanıyor demektir. Zaman unsuru, çalışanın işgücünü, belirli ya da belirli olmayan süre içinde işverenin buyruğunda bulundurması olgusunu kapsar. Hiç kuşkusuz, çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir. Burada söz konusu olan bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır. Mahkemece, açıklanan bu hukuki olgular çerçevesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki ihtilafın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı soyut gerekçesiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy