(2004 S. K. m. 72) (6111 S. K. m. 17, 18)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde reddine avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı idareden kum çakıl ocağı olarak beş yıl işletilmek üzere kiraladığı sahanın kendisine teslim edilmediğini, bu yüzden sahayı işletemediklerini, kira süresinin başlamadığını, buna rağmen davalı idarenin kira bedeli ve gecikme zammı talebinde bulunduğunu, borçları olmadığı halde icra tehdit ve baskısı ile ödeme yapmak zorunda kaldıklarını bildirip, borçları olmadığı halde davalı idareye borçlu olmadıklarını ve 6183 sayılı yasaya göre gecikme zammı da isteyemeyeceğinin tespiti ile muarazanın giderilmesini, yapılan ödemelerin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Davalı, birleştirilen 2005/104 Esas sayılı dava dosyasında ise davacı olarak, davalı şirketten 47.523.00.TL kira alacağının gecikme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada, davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin 26.793.45.TL borçlu olmadığının tespitine; birleşen2005/104 Esas sayılı davada, davanın kabulü ile 47.523.00.TL kira alacağı, 70.660.00.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.183.00.TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece asıl davada, davanın kısmen kabulüne; birleşen davada, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6611 sayılı Kanunun 4. Kısım 1. Bölüm, Diğer ve çeşitli alacaklar başlıklı 17. maddesinin (25)/a fıkrasında; ilgili kanunları uyarınca orman sayılan, hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz hakkında yapılan kesin izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni, kiralama işlemlerinden kaynaklanan kullanım bedelleri ve ferilerinin, (25)/f fıkrasında ise; İl özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı olduğu kuruluşları ile sermayesinin % 50 sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (kaynak sularının kira bedeli dahil) kira alacakları ve ferileri hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Aynı kanunun 18. maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Dava konusu alacağın 6111 sayılı kanun kapsamında olması nedeniyle bu yasa hükümlerinden faydalanmak için başvurusunun olup olmadığı hususları davalı - davacıya sorulup, talebi olduğu takdirde bu konudaki taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 705.75 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy