(3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan N.'nin murisi M.'tan 6.1.1978 tarihinde tapulu yerden hisse satın aldığını, 7.11.1978 tarihli düzenleme şeklinde karşılıklı taahhüt ve şufa hakkından feragat sözleşmesi yaparak sözleşme eki özel parselasyondaki yerlerin kendisine verileceğinin kabul edildiğini, bu suretle tapudan hisse devraldığını, kendisine kalacak yerlere yazlık inşaat yaptırdığını, satıcının mirasçısı davalı N.'nin, murisinin yaptığı sözleşmeye aykırı olarak İmar Kanunun 18. maddesine göre uygulama yapılmak üzere dava dışı belediyeden talepte bulunduğunu, dava dışı belediyenin de yazlık yaptığı yer başkasına düşecek şekilde imar uygulaması yaptığını, idari yargıda açtığı dava sonucunda imar planının iptaline karar verildiğini ve kesinleştiğini, diğer davalıların belediyede çalışan fen memurları olduğunu, kendisinin eski belediye başkanı olması sebebiyle duyulan husumet sonucu kendisini zarara uğratmak için özellikle bu şekilde imar planı uygulaması yapılmasına sebebiyet verdiklerini, ayrıca idari yargıda imar planının iptal edildiğini bildikleri halde, yazlığının önündeki alanda dava dışı kişiye inşaat yapma sına müsaade etmeleri sonucu inşaatının ve doğal dokunun zarar gördüğünü, bu yüzden yargılanıp ceza aldıklarını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak her birinden 2.500'er TL zararının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar imar uygulamasını dava dışı belediyenin yaptığını, kendilerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalılardan N.'nin murisinden satın aldığı adına hisse olarak tescil edilen, satış sözleşmesine ekli özel parselasyon planındaki yere yazlık yaptırdığı halde, N.'nin imar kanunu 18. maddeye göre uygulama yapılmasını istediği, diğer davalılarında belediye fen memuru olarak bu sözleşme hükümlerini ortadan kaldırıp, inşaatı ve yıllardır süren zilyetliği görmezden gelinerek yeni imar planı yaptırdıklarını, bu imar planının idari yargıda iptaline rağmen üçüncü kişiye yazlığının önünde inşaat izni vererek mülkünün zarar görmesine sebep olduklarını, tüm bunları eski belediye başkanı olması sebebiyle kendisine duyulan husumetten ötürü zarara uğratmak için yapıldığını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Delil olarak M.'la yaptığı 6.1.1978 tarihli harici sözleşme, 7.11.1978 tarihli noterde düzenlenen ekinde özel parselasyon haritası olan satış sözleşmesi, davalı N.'nin İmar Kanunu 18. maddeye göre uygulama yapılmasını isteyen dilekçesi, dava dışı belediyenin yaptığı yeni imar planı ile bu planının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararı ve Danıştay'ın onama kararı, yazlığının önündeki alana idari yargının iptal kararına rağmen dava dışı üçüncü kişiye inşaat izini verilmesine ilişkin belediye ruhsatı, bu inşaat sebebiyle yazlığına ve doğal dokuya zarar verildiğine ilişkin mahkeme eliyle yaptırdığı tespit ve raporu, davalı belediye fen memurlarının idari yargının iptal kararına rağmen inşaat izni vermeleri sebebiyle yargılanıp ceza aldıkları ceza mahkemesi kararı ve tanık deliline dayanmıştır. Mahkemece İmar Kanunu 18. maddeye göre uygulamanın dava dışı belediye tarafından yapıldığı, davalıların bir yetkilerinin olmadığı, husumetle hareket ettiklerinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece imar planı uygulamasının niteliği ile az yukarda davacının dayandığı delilleri gözeterek davalıların sorumluğunu değerlendiren bir bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Dosyadaki bilirkişi incelemesi davacının yazlığının istinat duvarı ile kesilen ağaçlara ilişkindir. Mahkemece imar uygulaması yapılan yerin niteliği, yapılan uygulamanın bölgeye uyumlu olup olmadığı, idare mahkemesinin iptal gerekçesi, davalı N.'nin uygulama yapılması için başvuruda bulunmasının olaya etkisi olup olmadığı, bu başvuru olmadan belediyenin bu uygulamayı yapma hakkı olup olmadığı, idari yargının iptal kararına rağmen dava dışı üçüncü kişiye inşaat izni verilmesi ve bu sebeple ceza almış olmaları gözetilerek davalıların kusurları, kasıtları olup olmadığının tespiti açısından imar planı uygulamaları konusunda uzman teknik ve hukukçu bilirkişilerden rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy