(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin 15.7.2009 ile 19.7.2009 tarihleri arasında düzenlediği İtalya turuna katılmak için davalıyla sözleşme imzaladığını, vizenin de davalı tarafından alınacağının kararlaştırıldığını, pasaportunu vize alınması için davalıya verdiğini, ancak davalının vizeyi 16.7.2009 tarihi olarak alması sebebiyle tura katılamadığını, bu hususun arkadaşları arasında alay konusu olduğunu, durumu bildirdiği davalı elemanlarının hakaretlerine maruz kaldığını ileri sürerek tura katılmak için ödediği 1.720 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, vize alınmasının kendi sorumluluklarında bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği bedeli isteyebileceği, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle 1.580 TL.nın tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 15.7.2009 tarihi ile 19.7.2009 tarihleri arasında davalıca düzenlenen İtalya turuna katılmak için davalı ile sözleşme yaptığı ve ancak davalının vize başlangıç tarihini 16.7.2009 olarak alması sebebiyle tura katılamadığı dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, vizenin alınmasının da davalının sorumluluğunda olduğu davalının kararı temyiz etmemesi sebebiyle sabittir. Davacı, tura katılamaması sebebiyle ödediği bedeli ve manevi tazminatı istemektedir. Davacının 15.7.2009 tarihinde başlayacak tura katılabilmek için gerekli girişimlerde bulunduğu ve tura katılacakmış gibi hazırlık yaptığı, yaşamının o bölümünü ona göre yönlendirdiği hayatın olağan akışından anlaşılmaktadır. Tüm hazırlıklarını tura katılacakmış gibi yapan, ona göre hayatını planlayan davacının tura katılamaması sebebiyle manevi yönden acı ve elem duyduğundan şüphe bulunmamalıdır. Bu itibarla, davacının duyduğu manevi ızdırap sebebiyle lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, takdir edilecek manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğin tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.06.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy