(4077 S. K. m. 1, 2, 3) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, muhtarlık maaşını davalı bankadan aldığını, N. Y. isimli dava dışı şahsın kullandığı tarımsal krediye kefil olması sebebiyle maaş hesabına bloke konulduğunu, oysaki davalı bankanın N. Y. hakkında yaptığı bir icra takibi bulunmadığını, bloke konulan maaşının 1/4 'ünün kesilerek bakiyesinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 3.293,37 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, muhtelif icra müdürlükleri ve vergi dairelerinin hacizleri sebebiyle davacının maaşı üzerine bloke konduğunu N. Y.'ın kefili olması sebebiyle de ayrıca bloke konulduğunu savunarak davanın reddine dilemiştir.
Mahkemece, davacının maaş hesabı üzerine dava dışı N. Y.'ın kullandığı tarımsal kredi alacağından dolayı konulan blokenin kaldırılmasına, paranın ödenmesine dair talebin ise başka hacizler ve blokeler olması sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1 inci maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2 nci maddesinde Bu kanunun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiş, Kanunun 3 üncü maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı bankaca dava dışı N. Y.'a kullandırılan tarımsal krediden kaynaklı ihtilaf bulunması nedeniyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla yargılama yapılıp karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2) Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy