(818 S. K. m. 355)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Davalılardan O.'la aralarında 12.8.2003 tarihli Noterce yapılan satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeyle davalı O.'ın 78 parseldeki hissesini satın aldığını, 7.000 TL bedeli de ödediğini, zilyetliğin de tarafına devredildiğini, davalı O.'ın daha sonra tapuda devir vermediğini, diğer hisseder olan davalıların da bunu bildiğini belirterek, 1,600 m2'lik alanın ifrazının yapılıp adına tesciline, bu olmaz ise dava tarihi itibariyle 30,000,00 TL değerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline, fazlaya dair haklarımın saklı tutulmasına, bu mümkün görülmez ise davalılardan O. T.'ye ödenen 7 Milyar TL.nin 12.8.2003 tarihinden itibaren işlemiş, değişken yasal faiziyle ve birleşik faiz olarak bu davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Davacının tapu iptali ve tescil yönünden davasının reddine, davacının davalılardan O. T. dışındaki davalılar hakkındaki davasının reddine, davacının davalılardan O. T. hakkındaki davasının kısmen kabulü ile, 30,000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle, 4,608 TL.nin ıslah tarihi olan 15.4.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan O. T.'den alınıp davacıya verilmesine, Davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı O. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; geçerli şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesi gereğince kendisine devredilmesi gerekin taşınmazın devrinin yapılmaması sebebiyle taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davaya konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin 34.608,00 TL olması sebebiyle bu miktar yönünden davasının kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, 12.8.2003 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazdaki hissesini davacıya satmış olup; taraflar arasında yapılan bu sözleşme geçerlidir. Geçerli sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle davacı, taşınmazın ifasının imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerini isteyebilir. Dava konusu taşınmazın tapusunun 20.12.2004 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devredildiği, bu sebeple ifanın imkansız hale geldiği tarihin 20.12.2004 tarihi olduğu tartışmasızdır. Bu durum karşısında mahkemece; bu tarih esas alınmak suretiyle rayiç bedele hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, dava tarihindeki rayiç değer esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy