(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, mesken nitelikli dairesinde 15.8.1997 tarihinden beri ikamet ettiğini ve davalı kurumla abonelik sözleşmesini kendi adına imzaladığını, 3594... tesisat numarasıyla elektrik hizmeti aldığını, faturalarını düzenli ödediği halde yaklaşık bir yıl kadar önce davalı kurum tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sayacın söküldüğünü ve elektrik hizmeti alma hakkının kısıtlandığını, şifahi görüşmelerinde eşinin işletmesine ait 10-15 yıl önceki borçlarının gerekçe gösterildiği belirterek davalı kurum tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde tek taraflı olarak feshedilen abonelik tesisi işleminin yeniden yapılması ile 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mesken nitelikli dairesinde kullandığı elektrik enerjisine ait aboneliğin eşine ait işletmenin borcundan dolayı kesilmesi sebebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı şirket, davacı tarafa ait sayacın, yine davacıya ait başka bir tesisatın S.'deki borçlarına istinaden söküldüğünü beyan etmiştir. Dosya içinde bulunan 13.2.2010 tarihli sökme tutanağına göre, davacıya ait sayacın 5616... sayılı tesisatın borcundan dolayı söküldüğü anlaşılmaktadır. Yine dosya içeriğine göre, bu tesisatın bağlı olduğu aboneliğin davacının eşi M. E. K. adına kayıtlı olup konfeksiyon atölyesinde kurulu olduğu, borçtan dolayı icrai takibatın sürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıyla eşinin birlikte yaşadıkları, aynı evde oturdukları, fiili kullanıcı olarak borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının aboneliğinin, eşinin işletmesine ait aboneliğin borcundan dolayı sonlandırıldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir. Kural olarak, abone sözleşmesi kimin adına düzenlenmiş ise tüketim bedelinden o kişi yani eş söyleyişle sözleşmenin tarafı olan abone sorumludur. Devlet veya kamu kurumlarının tekelinde bulunan bazı kamu hizmetleri ve zaruri ihtiyaç maddelerini dağıtan kuruluşlarla, bunları talep eden kişiler arasında, sözleşme yapma mecburiyeti vardır. Bu sebeple davalı kurum, elektrik enerji dağıtım tekelini elinde bulunduran bir kurum olarak sözleşme yapmak zorunda olup bunun için de, alacaklı olmadığı kişilere mükellefiyet getirecek şekilde, başka aboneliklere ait borçların, davacıdan istenmesi sözleşme yapma hürriyetine engel teşkil eder. Açıklanan sebeplerle davanın kabulü gerekirken, mahkemece aksi yazılı düşüncelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy