(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, zorunlu göç sebebiyle 1989 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettiğini, göçmenevleri projesi kapsamında inşaa edilen göçmen konutlarından bir daire satın aldığını, taşınmazın tahsisinden önce 27.5.1991 tarihinde avans olarak 13.00 TL ödediğini, bu peşinatın alınan krediden mahsup edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını ileri sürerek, borçtan mahsup edilmeyen 13.00 TL.nin günümüz ekonomik şartlarına güncellenerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL.nin tahsilini istemiş, 1.2.2011 tarihli dilekçeyle de talebini 17.931.76 TL olarak ıslah edilmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Başbakanlık tarafından yaptırılan göçmen konutlarından bir dairenin, davacının başvurusu üzerine kendisine tahsis edilerek taahhütname alınmasını takiben Türkiye Emlak Bankasıyla davacı arasında kredi sözleşmesinin düzenlendiği, bilahare tapunun da devir edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, kendisine tahsis edilen daire için ödediği peşinatın kredi taksitlerinden mahsup edilmesi gerekirken, edilmediğini iddia ederek bu davayı açmış, davalılar ise gerek yargılama aşamasında ve gerekse temyiz dilekçelerinde mahsuplaşmanın yapıldığını ileri sürerek buna dair birtakım belgeler sunmuşlardır. Davalıların bu savunmaları ödeme defii niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece, davacının ödediği peşinatın kredi taksitlerinden mahsup edilip edilmediğine dair davalılardan delilleriyle davacıdan karşı delilleri sorulup alınarak ve gerekirse ilgili yerlerden buna dair belgeler getirtilerek, bu hususta bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre bu aşamada davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına,
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 266.25 TL. temyiz harcının istenmesi halinde TOKİ'ye iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy