(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı, sahibi olduğu taşınmazda konut inşaatına başladığını, yapılan anlaşma gereğince Mart 2006 tarihinden itibaren davalının beton dökmeye başladığını, dökülen betonlardan alınan numunelerde yapılan testler sonucu standardın altında beton olduğunun anlaşıldığını, bu durumun gerek ihtarnameyle gerekse sözlü olarak defalarca davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalı şirketin mevcut inşaatın standarda uygun hale gelmesi için gerekli güçlendirme masraflarını ödemeye yanaşmadığını, inşaatın yaklaşık üç aydır durduğunu, inşaatın standartlara uygun hale gelmesi için güçlendirmeye ayrı bir proje gerektiğini, güçlendirme için 40.000 TL'nin üzerinde bir masraf gerektiğini, gecikme nedeni ile de zarara uğradığını, ayrıca manevi zarara da uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL maddi. 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, aleyhine açılan davanın reddini dilemiş, karşı davasında, alınan hazır betonun bedeli olan toplam 7.009,62 TL borcun ödenmediğini ileri sürerek, 7.009,62 TL'nin faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1 inci maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2 nci maddesinde, Bu kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3 üncü maddesinde mal, alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, Kanunun amacı içinde mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında davacı-karşı davalının konut inşaatında kullanacağı hazır betonun satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 Sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23 üncü maddesi bu kanunu uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle hükmün bozulmasına, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 120,00 TL. temyiz harcının istenmesi halinde davalı karşı davacıdan iadesine, 391,00 TL peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy