(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı H. yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı H. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
Sonuç: Yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, aşağıda dökümü yazılı 161,50 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYINLIYORUZ.
T.C.
ESKİŞEHİR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2010/378
KARAR NO: 2011/440
Davalılar aleyhinde açılan menfi tespit davasının taraf vekillerinin yüzüne karşı yeniden yapılan açık yargılaması sonunda:
İDDİA: Davacı vekili müvekkilinin eşi E.'in 31.10.2009 tarihinde vefatıyla eşinin anne ve babası F. ve Ş. ile mirasçı olduğunu, müvekkilinin muristen intikal eden Aşağısöğütönü köyü 2097 parseldeki dairenin 1/2'sini, Seyitgazi Ayvalı Köyü 3787 parsel sayılı tarlayı, Zürih Sigortadan iki adet hayat sigorta poliçesinden, Sultandere Mahallesi 424 ada 6 parseldeki dükkandan gelen miras payını aldığını, Seyitgazi Ayvalı Köyündeki 3375 parselin davalılara kaldığını, davalıların poliçeden 424 ada 6 parselden miras paylarını aldıklarını, müvekkilinin Sultandere Mahallesi 435 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki dükkandan olan payını davalı F.'a devrettiğini, davalıların oğulları ile evlilikleri üç ay süren müvekkilinin mirastan pay almasını asla kabullenemediklerini, bu bağlamda davalıların birlikte hareket ederek müteveffanın işlettiği galeriden elde ettikleri açık senetleri davalı H. lehine doldurduklarını, zira ölen eşin yanında ve onun gölgesinde otomobil ticareti yapan H.'e borçlu olmasının mümkün olmadığını, icra dosyalarına alacaklı vekilinin F. ve Ş.'ye düşen borcu tahsil ettiği beyanının davalıların işbirliği içinde olduklarının kanıtı olduğunu, müvekkilinin iş hayatını bilen kişilerin ölen E.'in H.'e borcu olmayacağını, bunu muvazaalı olarak Ş.'nün düzenlediğini söylediklerini iddia ederek Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2010/9877 sayılı dosyasında takibe konulan 02.12.2006 tanzim 01.07.2007 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli, aynı icra dairesinin 2010/9878 dosyasında takibe konulan 02.06.2008 tanzim tarihli 05.07.2008, 05.08.2008 ve 05.09.2008 vade tarihli her biri 4.000,00 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı H. vekili müvekkilinin işçi emeklisi olduğunu müteveffa E.'e ait ... Otomotiv galerisinde araç alım satımlarında aracılık yaptığını, müteveffanın otomobil alım satımı sırasında zaman zaman nakit paraya sıkıştığında müvekkilinden borç para aldığını, ayrıca müvekkilinin satışını gerçekleştirdiği araçlar sebebiyle aralarında alacak verecek ilişkisi doğduğunu, takibe konulan senetlerin bu sebeplerle düzenlendiğini, aralarındaki samimi ilişkiden dolayı tahsil etmeden beklediğini, vefat etmesi ve mirasçılarının da ödememesi sebebiyle icraya koyduğunu, senede karşı iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, icra takiplerinde başlangıçta davacının adresi tespit edilemediğinden tebligatların davacının kayınpederi Ş. Y. adresine gönderildiğini, ödeme emrini tebliğinden sonra müteveffanın babası Ş. ve annesi F.'ın bürosuna gelerek hisselerine düşen borç miktarını haricen ödeyerek kendisinden belge aldıklarını, tahsilatı icra dosyasına bildirdiğini, takibe davacının sorumlu olduğu kısım için devam ettiğini, muvazaa iddiası doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürülen hususların muvazaa ile bir alakası bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ş. ve F. vekili davacıya müteveffa eşinden yaklaşık 250.000,00 TL'lik miras intikal ettiğini, davaya konu icra takiplerinden payına düşen miktarın 14.500,00 TL olduğunu, her iki miktar arasındaki fark dikkate alındığında davacının müvekkillerine yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, murisin işlettiği oto galerisinden elde edilen açık bonoların davacı eşi borçlu çıkarmak ve bu yollan miras haklarından mahrum etmek için doldurulduğu iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır.
Dava konusu 7. İcra dairesinin 2010/9878 sayılı dosyasında icra takibine konulan toplam 12.000,00 TL bedelli 05.07.2008, 05.08.2008 ve 05.09.2008 vadeli bonolarda bedelin malen alındığı yazılıdır. Davacı bonolar karşılığı müteveffaya ödünç para verdiğini iddia etmekle senetteki ikrarını değiştirmiştir. Bu halde iddiasını HMK 200. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlamak zorunda olan davacı iddiasının ispatlayamamıştır.
Dava konusu diğer bono aynı icra dairesinin 2010/9877 sayılı dosyasında takibe konulan 02.12.2006 düzenleme, 01.07.2007 vadeli 17.000,00 TL bedelli bonodur. Davacı vekili icra dosyasındaki 17.08.2010 tarihli beyanında diğer mirasçılardan toplam 14.740,00 TL tahsil ettiğini, bu miktarın hesaptan düşülmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin bu bono konusunda geliştirdiği iddia; davalı Ş.'nin ölen oğlu E.'in iş yerinde elde ettiği açık bonoyu, oğlu ile kısa bir süre evli kalan gelini davacıyı miras hakkından mahrum etmek için davalı H. ile anlaşarak doldurulduğu şeklindeki muvazaa hukuki nedenine dayanmaktadır. Davalı ise buna karşı ödünç iddiasına dayanmaktadır.
Muvazaa iddiasını ispat yükü davacıda olup, davalılar arasındaki muvazaa olayının yabancısı olan davacı bu iddiasını tanıkla ispat edebilir. Mahkememiz davacının tanıkları dinlenmiştir.
Tanıkların tamamı ölen E.'nin maddi durumunun çok iyi olduğunda, H.'in 15 seneden beri E.'in galerisinde oto alım satımı yaptığını, ayni galeride davalı gibi 10 kadar kişinin araba ticareti yaptıklarını, E. ile H. arasında daha sıkı bir ilişki bulunduğunu fakat düzenlenen bono konusunda bilgilerinin bulunmadığını muvazaa konusunda da bilgilerinin olmadığını bildirmişledir,
Davacı tanıkları özellikle de ayni işyerinde oto alım satımı yapan T. T., müteveffa E.'in mali durum bakımından borç para alacak ve senet verecek birisi olmadığını, herkesin sözüne güvendiği birisi olduğunu, davalı H.'in de senetteki miktar kadar ödünç verecek durumu olmadığını, davalı Ş.'nün oğlunun ölümünden sonra işletmeye başladığı işyerinde bulduğu deftere göre oğlunun alacak ve borçlarını tasfiye ettiğini, dava konusu senedin E.'in ölümünden sonra babası Ş.'ye verilen bono olduğunu duyduğunu, E. ile arası açılan H.'in yaklaşık bir sene dükkana uğramadığını ifade etmiştir.
Davalıların gösterdikleri tanıklar aralarında menfaat çatışması olduğu halde aynı tanıklardır. Bu tanıklar da bono hakkında somut bir bilgiye dayanmadan ölen ile davalı H. arasında yoğun bir alışveriş olduğunu, bononun düzenlenmesini normal olduğundan bahsetmişlerdir.
Mahkememiz, davalı Ş.'n'n oğlu ölümünden sonra dükkanın yönetimine el koyması ve burada elde ettiği E.'in tuttuğu özel deftere göre oğlunun tüm alacak ve borçlarını tasfiye ettiği halde davalı H.'e olan borcun tasfiye edilmediği sonucunu doğuran somut olay, davalı vekilinin 22.07.2007 tarihinde başlatılan icra takibinde 12.08.2010 tarihinde müşterek müteselsil borçlu davalılar Ş. ve F.'tan miras payları oranında 14.740,00 TL tahsil ettiğini bildirerek bu borçlular hakkında takibe devam etmemesi, buna karşılık borçtan davacının payına düşen kısım üzerinden takibe devam ederek davacının maaşı üzerine haciz koydurması, davada birlikte savunma geliştirmeleri ve tanık göstermeleri karşısında muvazaa iddiasını sabit görerek davacının dava konusu 02.12.2006 düzenleme, 01.07.2007 vadeli 17.000,00 TL. bedelli bonodan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- Davalılar Ş. ve F. aleyhindeki davanın pasif taraf ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine,
2- Davacının davalı H.'a 02.12.2006 düzenleme tarihli 01.07.2007 vadeli 17.000,00 TL. Bedelli, 02/06/2008 tanzim tarihli 05/07/2008, 05/08/2008 ve 05/09/2008 vade tarihli her biri 4.000,00 TL. Bedelli bonolardan borçlu olmadığının TESPİTİNE,
3- Davacı tarafından yapılan 17,15 TL başvuru harcı ile 215,35 TL nispi harç toplamı olan 232,50 TL. nin davalı H. Ç.'dan alınıp davacıya verilmesine,
4- Davacının bunun dışında yaptığı 7 davetiye gideri 35,00 TL, 2 tanık ücreti 60,00 TL olmak üzere toplam 95,00 TL den ibaret yargılama giderinin davalı H.'dan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davalılar Ş. ve F. tarafından yapılan 6 davetiye gideri 36,00 TL, 6 tanık ücreti 120,00 TL, 1 müzekkere gideri 7,30 TL olmak üzere toplam 163,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp bu davalılara verilmesine,
6- Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.ye göre takdir ve tayin edilen 1.740,00 TL vekalet ücreti takdirine, davalı H.'dan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalılar Ş. ve F. kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. ye göre takdir ve tayin edilen 1.740,00 TL vekalet ücreti takdirine, davacıdan alınıp bu davalılara verilmesine,
Davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı okundu, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olarak alenen ve usulen tefhim edildi. 01.11.2011
Full & Egal Universal Law Academy