(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 6, 31) (Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını ve kendisinden 2.101,71 TL dosya masrafı alındığını, dosya masrafının iadesi için Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyetine yaptığı müracaat sonucunda lehine karar verildiğini, verilen kararı icraya koyduğunu, ancak davalının haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesin talep etmiştir.
Davalı, yapılan kesintinin sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, masraf kesilmesinin haksız şart teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddesiyle sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6. ve 31 inci maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketiciyle akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen Tüketici Kredisi Sözleşmesinin 5 inci maddesinde," müşteri ve kefiller, krediye işbu sözleşmede belirtilen oranlarda ve tutarda kar uygulamasını ayrıca sair her türlü komisyon ve masrafın da dikkate alınmasını kabul ve taahhüt ederler" hükmü mevcuttur. Ancak, bu ücret ve masrafların hangi nedenlerle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve kredinin yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece davalı bankanın davacıya verdiği tüketici kredisinin akdi sırasında kesilen 2.101,71 TL dosya masrafı yönünden, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra bankanın sunduğu delillerle birlikte, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden yasal mevzuat da gözetilerek somut olayda kredinin kullanılması için zorunlu masraflarının neler olduğunun, kullanılan kredi miktarı gözetilerek davalı bankanın belirlediği miktarın makul olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 nolu bent gereği hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bent gereği davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 124.85 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy