(818 S. K. m. 390, 392) (1136 S. K. m. 34) (6098 S. K. m. 506, 508)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı aleyhine açılan Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/170 ve 2005/336 esas sayılı dosyalarında vekil olarak davalıyı temsil ettiğini, ancak davalı tarafından kendisinin sebepsiz olarak azledildiğini ve vekalet ücretine mahsuben 5.000 TL dışında bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 45.000 TL'nin davalıdan azil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendisinden ek ücret ve masraf talep etmesi üzerine davacının bürosuna gittiğini, davacının hakaretine maruz kalarak kovulduğunu, bu konuşmalar sırasında davacının davayı takip etmeyeceğini söylemesi üzerine azlettiğini, ayrıca davacının dava dosyalarını gerektiği şekilde takip etmediğini, 10.07.2007 tarihli duruşmaya katılmadığını ve mazerette bildirmediğini, vergi mahkemesinde açılan davada yürütmenin durdurulmasını talep etmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, vekil olarak temsil ettiği davalı tarafından 2012/13532-17089 haksız azledilmesine dayalı olarak ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini talep etmiştir. Davalı savunmasında davacının kendisinden ek ücret ve masraf talep etmesi üzerine konuşmak için davacının bürosuna gittiğini, davacının hakaretine maruz kalarak kovulması nedeniyle azlettiğini belirterek, azlin haklı sebebe dayandığını savunmuştur. Davacı ile davalı arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Vekil müvekkiline karşı vekalet görevini sadakat ve özenle ifa etmekle yükümlü olduğu gibi, vekil eden vekilinden her zaman bilgi almak hakkına sahiptir. Vekil müvekkilinin talebi halinde yaptığı işin hesabını vermek zorundadır ( BK'nun 390/2, 392. maddeleri ). Avukatın sahip olduğu hak ve ödevleri Avukatlık Kanunu'nun 34. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre avukatlar yüklendikleri görevleri, bu görevlerin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun bir biçimde davranmak ve meslek kurallarına uymak zorundadırlar. Bu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere temelde vekil-müvekkil ilişkisi karşılıklı güven ve saygıya dayanır. Bu ilişkiyi taraflardan birisi ihlal ederse, karşı taraf vekil-avukat ise iş bırakma, vekil eden ise vekilini azletme hakkına sahiptir. Davalı, davacı vekilin hakaretine maruz kaldığını ve bürosundan kovulması nedeniyle davacı vekili azlettiğini savunmuş olup, bu olgular maddi bir vakıaya ilişkin olmakla, maddi vakıaların tanıkla ispat edilebileceği bilinen gerçeklerdendir. Davalı bu hususun ispatına yönelik tanık beyanına dayanmıştır. Mahkemece davalının gösterdiği tanıkların dinlenerek azlin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, iki nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 670,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliği ile, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZMİR
8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/184
KARAR NO: 2012/91
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 05/04/2011
KARAR TARİHİ: 12/03/2012
Dava: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı avukatın birçok davasını vekil sıfatıyla takip ettiği ve başkaca hukuki konularda danışmanlığını yaptığı davalı tarafından haksız şekilde İzmir 22. Noterliği kanalıyla gönderdiği 29/08/2007 tarihli azilname ile vekaletten azledildiğini, davacı avukatın Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/170 ve 2005/336 Esas sayılı davalarını da vekil sıfatıyla takip ettiğini, davalının, davacı tarafından takip edilen davalara ilişkin ve ileride ödenecek tüm vekalet ücretlerine mahsuben 07/12/2005 tarihinde KDV dahil olmak üzere 5.000,00.-TL ödeme yaptığını, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00.-TL vekalet ücreti alacağının azil tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın öncelikli olarak zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nde görülen 2005/1283 Esas sayılı davanın 27/11/2006 tarihinde karara çıktığını, temyiz aşamasında davacının yüksek miktarda ve Amerikan Doları üzerinden ek ücret ve masraf talep etmesi, temyiz dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını talep etmemesi ve Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam etmekte olan davanın 10/07/2007 tarihli oturumuna mazeret vererek katılmaması üzerine davalının görüşmek üzere davacının bürosuna gittiğini, davacı avukatın hakaret ederek davalıyı bürosundan kovduğunu, bunun üzerine, müvekkili tarafından 29/08/2007 tarihinde davacının azledildiğini, davacı avukatın idare mahkemesindeki davada kendisine çok yüksek ücret ödendiği halde 5.000,00.TL ücret almış gibi göstererek bunun 4.720,00.-TL'si için makbuz kestiğini, 280,00.-TL'sini ise masraf olarak belirterek tekrar vekalet ücreti istemiyle mahkememizde 2010/176 Esas sayılı, davayı açtığını, 10.000,00.-TL üzerinden açılan davanın 800,00.-TL üzerinden karara bağlandığını, davacının, Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2005/170 Esas ve 2005/336 Esas sayılı davalar için 07/12/2005/tarihinde 5.000,00.-TL aldığını belirterek makbuz keşmiş ise de, müvekkilinin 45.000,00.-TL ödemenin bir kısmını banka havalesi ile, bir kısmını ise bizzat bürosunda elden davacıya ödediğini, davacı ile arasındaki dostluğa güvenerek hiçbir zaman makbuz talep etmediğini, bu ödemenin 25.000,00.-TL sinin davacı henüz Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davalara girmeden bürosunda vekaletname ile birlikte verildiğini, 22/05/2005 tarihinde 5.000,00.-TL, 20/02/2006 tarihinde 2.250,00.-TL, 26/03/2006 tarihinde 2.000,00.-TL, 29/03/2006 tarihinde 3.000,00.-TL ile (cevap dilekçesinde tarihi belirtilmeyen) 5.000,00.-TL'lik ödemelerin Kemal Yavuz tarafından banka hesabına yapıldığını, ayrıca, 26/02/2007 tarihinde bankamatik yoluyla 3.607,20.-TL ödendiğini, davacının sarf ettiği emek ve mesaiye göre 45.000,00.-TL talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalar sonuçlanmadan Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesine göre avukata ve karşı yana ait vekalet ücretlerinin istenemeyeceğini, bu nedenle, davanın reddini talep ettiklerini bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamından; davanın, davacı avukat tarafından kendisini azleden müvekkili aleyhine açılmış vekalet ücreti alacağı davası olduğu anlaşılmaktadır.
Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/170 ve (bozulmakla 2009/165 Esasını alan) 2005/336 Esas sayılı dava dosyaları, İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2003/27 Esas sayılı dosyası, İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2007/430 sayılı dosyası, İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2009/19583 sayılı dosyasının suretleri davacı vekili tarafından dosyamıza ibraz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 07/12/2005 tarihli serbest meslek makbuzu, davalı vekili tarafından davacıya yapıldığı söylenilen ödemelere ilişkin dekont suretleri ibraz edilmiş, banka kayıtları celbedilmiş, uzman bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporundaki belirlemelere göre ayrıca İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11880 sayılı dosyası celbedilmiştir.
Ayrıntılı ve açıklayıcı bulunarak hükme esas alman bilirkişi rapor ve ek raporu ile dosya kapsamına göre, davacı avukatın davalının vekili olarak Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/170 Esas sayılı ve 2005/336 Esas sayılı davalarını takip ettiği, davacı avukatın bu davaların takibi esnasında özenli davranmadığı yönünde herhangi bir bulguya rastlanamadığı, bu nedenle, davalı tarafından yapılan azlin haksız azil mahiyetinde kabulünün yerinde olacağı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre davacı avukatın Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/170 Esas sayılı davasında 50.000,00.-TL müvekkil vekalet ücreti ve 26.300.00. -TL karşı yan vekalet ücreti, 2005/336 Esas sayılı davada ise 450,00.-TL müvekkil vekalet ücreti ve 450,00.-TL karşı yan vekalet ücreti talep edebileceği, ancak, davalı tarafından karşı yan vekalet ücretleri henüz tahsil edilmediğinden, bu aşamada karşı yan vekalet ücretlerinin talep edilemeyeceği, bu doğrultuda, davacı avukatın her iki dava yönünden talep edebileceği toplam vekalet ücretinin 50.450,00.-TL olarak kabulü gerektiği, davalı tarafından banka yoluyla yapılan ödemeler toplamı bilirkişi raporunda (5.000,00.-TL + 3.600,00.-TL + 14.450,00.-TL olmak üzere) 23.050,00.-TL olarak belirlenmiş ve bu miktarın vekalet ücreti alacağından mahsubu gerektiği belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından 17/01/2012 tarihli dilekçe ekinde sunulan mehil vesikası ve tahsilat makbuzu suretine göre celbedilen İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11880 sayılı dosyasının incelenmesinde davalının vekili olarak davacı ile birlikte vekil tayin ettiği avukat Y. B. tarafından 14.432,00.-TL yatırıldığı, bu durumda, bilirkişi raporunda EFT yoluyla gönderildiği söylenilen 14.450,00.-TL'lik ödemenin buraya harcandığı, yine bilirkişi raporunda banka kanalıyla davalı tarafından 26/02/2007 tarihinde gönderildiği bildirilen 3.600,00.-TL'nin ise İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6525 sayılı dosyasına 28/02/2007 tarihinde yine davalının vekili sıfatıyla mehil vesikası teminatı olarak yatırıldığına ilişkin makbuz aslının 24/10/2011 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilmesi karşısında davacının alacağından mahsup edilemeyeceği, bu hesaba göre davacı avukatın hak ettiği 50.450,00.-TL vekalet ücretinden sadece banka kanalıyla gönderilen 5.000,00.-TL'lik ödemenin düşülmesi gerektiği, bu durumda davacı avukatın 45.450,00.-TL vekalet ücreti talep etmekte haklı olduğu, davanın talebe bağlı olarak 45.000,00.-TL üzerinden kabulü gerektiği, her ne kadar azil tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de davacı vekilinin son oturumdaki beyanından da anlaşılacağı üzere davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesinin yerinde olacağı sonuç ve kanaati varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1- Davanın kabulüne, 45.000,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gereken 2.673,00.-TL ilam harcından peşin alman harcın mahsubu ile bakiye 2.004,75.-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Maliye Hazinesi'ne gelir yazılmasına,
3- Davacı tarafından sarf olunan toplam 956,55.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere, davacı ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 12/03/2012 (G.K.Y.T.:09/04/2012) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy