(4077 S. K. m. 6, 31) (Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Ziraat Bankası şubesinden 23.1.2009 tarihli sözleşmeyle konut kredisi kullandığını, bu kredinin yeniden yapılandırılması hususunda 16.9.2009 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşmede bulunmamasına rağmen bankanın her iki sözleşme esnasında kendisinden masraf ve komisyon adı altında 2.129,00 TL ve 2.087,00 TL olmak üzere toplam 4.216,00 TL para kestiklerini, haksız tahsil edilen bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişiden rapor alınmış, söz konusu rapor doğrultusunda davacının davalı bankadan tüketici yasası kapsamında konut kredisi kullandığı, konut kredisinin tarafların uygun iradeleri doğrultusunda yeniden güncellenip yapılandırıldığı, konut kredisinin kullanımıyla yapılandırılması sırasında davacıdan davalının tahsil ettiği giderlerin taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olduğu ve fazla tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4822 s. kanunla değişik 6 ncı maddesiyle sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyiniyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 4077 s. kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinde satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketiciyle akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, davalı banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için zorunlu, makul ve belgelendirilmiş olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması ve yapılandırılması için zorunlu ve makul masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için ek rapor alınması, davacının kullandığı kredi için yaptığı masrafları talep edip edemeyeceği hususu da tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 11.9.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy