MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ... Turistik İşl. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile 09.11.2009 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladığını, satış bedeli olarak 6,700,00 TL yi ödediğini, ... mevkiinde bulunan 892 parsel, 9 pafta, B blok kat: 3, 28 nolu bağımsız bölümün 1/ 156 hissesinin kendi adına tapuya tescil edildiğini, henüz kullanamadığı sözleşmeden dönmek istediğini bildirdiğini ancak, ödediği paranın iade edilmediği, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki haksız itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı satışın devre mülk satışı olmayıp paylı satış sözleşmesi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, İhsaniye Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan devre mülk satın aldığını, bedelini ödediğini, hiç kullanmadığını ileri sürerek ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün 10 günlük kullanımının davacıya verildiği, 634 sayılı kanun 59. maddesine göre devre mülk sözleşmesinde kullanımın 15 günden 2012/15899-21535
az olamayacağının belirtildiği bu nedenle sözleşmenin devre mülk sözleşmesi sayılamayacağı,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinin C bendinde sözleşmede geçen tüm hak ve borçların mirasçılara geçeceğinin belirtildiği, davacıya ayni hak sağladığı bu nedenle 4077 sayılı kanunun 6/B maddesine göre devre tatil sayılamayacağı ve tüketici kanunu maddelerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından bahis ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, tüketici davacı alıcı ile satıcı davalı arasında mal satışından kaynaklanmakta olup, satıcı davalının ticari amaçla tüketiciye mal satan olduğu, yanlar arasında gayrimenkul satışına ilişkin bir sözleşme olduğu, böylece taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2012/15899-21535
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy