(1136 S. K. m. 40)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı avukatın vekilleri olarak dava dışı P... A.Ş. aleyhine yaptığı takipte ticari faiz yerine yasal faiz talep ederek şirketlerinin faiz kaybına uğrayarak zarar etmelerine neden olduğunu belirterek, 70.000,00 TL'nin zararın oluştuğu tarihten itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, icra takibinde fazlaya dair hakların saklı tutulduğunu ve bakiye faiz isteme hakkının dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı davanın ıslah edilen kısmını Avukatlık Kanunu 40. maddesi gereğince zamanaşımı yönünden, asıl kısma yönelik talebin ise esas yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davasında vekil olan davalının icra takibinde bulunurken avans faizi yerine yasal faiz isteminde bulunduğunu beyan etmiş ve itiraza uğrayan alacağın yapılan yargılaması sonucunda alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm bu haliyle taleple bağlı kalınarak kesinleşmiştir. Vekil olan davalı, davacı adına takip talebinde bulunurken istenebilecek faiz türünü de açıkça belirlemek durumundadır. Vekil en az kusurundan bile sorumludur. Avans faizi yerine yasal faiz istemekle davacının zararı doğmuştur. Mahkemece fark faiz tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy