(1086 S. K. m. 288, 289)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, müşterek murislerinden kalan taşınmazların tapu kayıtlarında maliklerden bir kısmının adının yanlış yazılması sebebiyle kayıtları düzelttirmek ve ihtiyaç halinde satmak üzere davalıya vekaletname verildiğini, davalının azil edilmemek amacıyla kendisinden teminat amaçlı meblağ hanesi yazılmayan açık senet aldığını, meblağ ve vade bölümünü doldurarak takibe geçtiğini iddia ederek takip konusu bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borç para verdiğini, karşılığında söz konusu senedi aldığını ve davacının borcunu ödemediğini, bu sebeple hakkında takip yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya güvenerek teminat olarak açık bono verdiği, teminat gayesinin sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2010/2137 esas sayılı dosyasına konu olan keşidecisi A. Ç. lehtarı O. Y. olan 5.7.2007 vadeli 20.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı davalıya teminat olarak verdiği senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ise davacının davaya konu senedi kendisinden aldığı borca karşılık verdiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle hakkında icra takibi başlattığını savunmuştur. Davalının bu savunması gerekçeli inkar mahiyetindedir. Bu durumda davacı anılan senedin teminat senedi olarak verildiğini yasal delillerle ispat etmek durumundadır. (H.U.M.K.288. madde gereğince) H.U.M.K.289. madde anlamında davalının açık muvafakati bulunmadığından tanık dinlenilemez ve dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemez. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy