(4077 S. K. m. 2, 3, 23)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Finansbank avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan almış olduğu kredi kartına dair gönderilen hesap ekstresinde, 12.1.2009 tarihinde diğer davalı üye işyerinden beş ayrı işlemle toplam 7153,79 TL harcama yapıldığını öğrendiğini, oysa ki böyle bir harcamadan haberi ve onayı olmadığını, davalı bankanın yeterli özeni göstermemesi sebebiyle olaydan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7153,79 TL sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının hesabından yapılan işleme kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, olayın oluş şeklinin, davacının şifre ve müşteri numarasını koruyamadığını ve kişisel bilgisayarında güvenlik tedbirlerini almadığını gösterdiğini, bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı üye işyeri aleyhine açılan davanın reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde ... Bu kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder. şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının davacıya kredi kartı hizmeti verdiği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalı tarafından temyiz olunan kararın (1) numaralı bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy