(6100 S. K. m. 371)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıların adi ortaklık oluşturmak suretiyle yaptıkları inşaattan konut satın aldığını taşınmazın iskanının satıcı tarafından alınacağının satım sözleşmesinde kabul edildiğini, ASKİ tarafından talep edilen kanal katılım ve şebeke hisse bedelinin davalılarca ödenmesi gerektiği halde, ödenmediğini, bu bedeli kendisinin ödediğini ileri sürerek 5.591,68 TL'nin faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, görevsizlik kararıyla gelen davada ön inceleme tutanağıyla davalılara tebligat çıkarmaksızın taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı davalılarla aralarında düzenlenen konut satım sözleşmesi uyarınca, davalı satıcıların ödemesi gereken bedelleri kendisi tarafından ödendiği, rücuen tahsilini istemiştir. Davada sözleşmeye dayalı akidine karşı açılmış, alacak istemi bulunmaktadır. Davacının sözleşmenin tarafına karşı açmış olduğu davada husumette yanlışlık bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy