(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan mensup kredisi kullandığını, daha sonra emekli olduğunu, davalı bankanın kredi borcundan doğan alacağını, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.Mensup Kredisi Uygulama Esaslarının 11.md göre; emekli olması halinde alacağını ödeme planındaki vade ve miktarda tahsil etmesi gerektiğini, bankanın söz konusu hükme uymayarak 11.082,67.-TL yi 17.8.2010 tarihinde defaten tahsil ettiğini, davalı bankanın söz konusu alacakları takas ve mahsup yapma hak ve yetkisi bulunmadığını, borcun tamamen tahsil edilmesine rağmen ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimi yapılmamasının da hatalı olduğunu ileri sürerek mahsup yoluyla tahsil edilen 11.082,67.-TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Davacı, davalı banka bünyesinde çalıştığı dönemde kullandığı kredinin emekli olmasını müteakip, emekli ikramiyesi ve diğer alacaklarından mahsup edildiğini belirterek, mahsup edilen miktarın davalıdan tahsili için eldeki davayı açmış olup, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere uyuşmazlığa konu Mensup Kredisinin 4077 Sayılı Kanunda düzenlenen tüketici kredilerinin niteliği ve şartlarını da içermediği ve bu bağlamda 4077 S. Kanun kapsamında tüketici kredisi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın Tüketici Mahkemesince karara bağlanması olanaklı değildir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında resen gözetilecek olup, görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Hal böyle iken Mahkemece görevsizlik kararı vermek gerekirken yazılı şekilde esasa dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen sebeple davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 21.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy