(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; 3.12.2008 tarihinde davalılardan S. F.'ın 150 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde, 1.770.00 TL bedel mukabilinde sentetik dokuma branda satın aldığını, köydeki samanlarını yağmurdan korumak amacıyla brandayı satın aldığını, brandayı kendisine satan davalı S. F.'ın brandanın su geçirmez özelliğine sahip olduğunu açıkça belirttiğini, brandanın üreticisinin ise diğer davalı N. A.Ş. olduğunu, Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/15 müt. sayılı dosyasıyla delil tespiti yapıldığını, samanın üzerinde bulunan brandanın su geçirmesi sebebiyle samanın ıslandığını ve kullanılmaz hale geldiğini, uğradığı zararların tazmini amacıyla Diyarbakır 5.İcra Müdürlüğü'nün 2009/2239 esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalılardan S. F.'ın hiçbir gerekçe göstermeden diğer davalı N. A.Ş.nin ise mesnetsiz gerekçelerle itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, zira itiraz dilekçesinde davaya konu brandanın kendi üretimleri olduğu, brandanın diğer davalı S. F.'a satıldığı ve brandanın davalı S. F. tarafından satıldığının açıkça belirtildiğini, brandanın davalılardan S. F. tarafından Diyarbakır'da satılması, satış sözleşmesinin Diyarbakır'da yapılması, zararın Diyarbakır'da meydana gelmesi sebebiyle Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili olduğunu, satın aldığı brandanın vasıflarının faturasında açıkça belirtildiğini, brandanın cinsinin faturada sentetik dokuma olarak belirtildiğini, sentetik dokuma brandalarının su geçirmez özelliklerinin bulunması gerektiğinin bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabul-kısmen reddine 4.290,00 TL lik kısmının kabulüyle bu miktar asıl alacak üzerinden Diyarbakır 5.İcra Müdürlüğü'nün 2009/2239 esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, asıl alacak üzerinden takibin devamına, 23.231,96 TL lik kısmının reddine karar verilmiş hüküm davalı S. F. tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir, Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar, tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı çiftçi olup, mesleki faaliyeti kapsamında elde edilen samanların muhafazası için satın alınan brandanın ayıplı olmasından kaynaklanan tazminat davası niteliğinde olduğundan, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 4077 s. Kanunda belirtilen tüketici işlemi sayılamayacağı anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunu uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut uyuşmazlıkta, davanın konusunun, mesleki faaliyet kapsamında uğranılan tazminat alacağına dair olduğu nazara alındığında davacının 4077 sayılı Yasada tanımlanan tüketici sıfatı olmadığından uyuşmazlığın genel mahkemede ve genel hükümler uyarınca görülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece ara kararıyla davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
2) Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan sebeple davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 84,95 TL. temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, peşin alınan 18,40 TL temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy