(4077 S. K. m. 4, 4/A, 6, 10)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.336,50 TL. kalan harcın temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANTALYA
TÜKETİCİ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2009/50
KARAR NO: 2011/528
DAVA: TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 17.02.2009
KARAR TARİHİ: 22.09.2011
GEREKÇELİ KARAR
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine mahkememizde yapılan ayıplı hizmet nedeniyle tazminat davasının yapılan açık duruşması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Yapı ve Kredi Bankası şubesi nezdinde bulunan 27930165 nolu mevduat hesabının 5 yıldır kendisi tarafından kullanıldığını, bu hesap ile ilgili işlemlerde adına kayıtlı davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş'nin sorumluluğundaki 546 240 11 49 numaralı gsm hattı aracılığıyla şifre kullanıldığını, müvekkilinin hesabından 30.500,00 TL'nin 12.01.2009 tarihinde İ. K. isimli şahsın İşbankası İstanbul- Ulus şubesi hesabına Eft yolu ile gönderildiğini, işlemin müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştiğini, davalı bankaya müracaat edilmesine rağmen sonuç alınamadığını, gsm hattına bilgi vermek istedikleri ancak telefonun kapalı olması sebebiyle bilgilin ulaştırılamadığının bildirildiğini, davalı bankanın müvekkilinin alternatif telefonunu bildiği halde ulaşamadığı 0546 240 1149 numaralı telefonu aradıktan sonra 555 825 68 95 numaralı telefonu arayarak bildirme imkanı var iken önce eft işlemini yapıp, sonra bu konu hakkında bilgisini sorduğunu, bu tedbir işleminin sonuçta önleyici bir tedbir işlemi olmadığını, teyit alındıktan sonra işlemin yapılması gerektiğini, davalı bankanın ise önce işlemi yapıp sonra teyit alma yoluna gitmesi nedeniyle müvekkilinin zararının doğduğunu, olay gününde teknik bir nedenle gsm hattının devre dışı bırakılmasından gsm şirketinin davalı banka ile müştereken sorumluluğunun gerektiğini belirterek davalıların sorumlulukları ile sebebiyet verdikleri 30.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen haksız fiil tarihi 12.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, yapılan havale işlemi ile ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusur olmadığını, kaldı ki müvekkili bankaya hesap işlemleri için yalnızca 546 240 11 49 numaralı gsm hattının tahsis edilmesine karşın zorunluluk olmadığı halde özen yükümlülüğünü yerine getirerek davacı müşterinin diğer telefonunu bulup, ulaşarak bilgi verdiğini, daha fazla zarara uğramasının önüne geçtiğini, dava konusu olayda müvekkili bankan bilgisayar sisteminden kaynaklanan bir hata veya aksaklığın söz konusu olmadığını, olayın davacının korumakla yükümlü olduğu şifre ve müşteri numarasını kişisel bilgisayarında almadığından çalınmasına sebebiyet vermesi veya şifre bilgilerini 3. kişilerle paylaşmış olması halinde gerçekleşebileceğini, bankanın teleweb sitesinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri aldığını, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması sebebiyle müvekkili bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bankanın davaya konu işlemlere zamanında müdahale edip, İş bankası Ulus şubesinde İbrahim Kapağın hesabında bulunan 500,00 TL'ye bloke işlemi uygulattığını, dava değerinin 30.000,00 TL olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Vodafone A.Ş vekili cevap dilekçesinde; olayda müvekkilinin hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, davacının 12.01.2009 tarihinde CNM telekom tarafından yapılan sim kart değişikliğinin bilgisi dışında yapıldığı itirazında haklı bulunduğunu, sim kart değişikliğinin vodafone telekominikasyon A.Ş tarafından yapılmayıp, ayrı bir tüzel kişilik tarafından gerçekleştirildiğini, sim kart değişikliğini yapan şirket ile müvekkili şirketin ürünlerini satmak dışında bir hukuki bağlantılarının bulunmadığını, husumetin illiyet bağı bulunmayan müvekkil şirkete yönlendirilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacıyı dolandıran şahısların sim kart değişikliği yapan bayiyi de sahte nüfus cüzdanı düzenlemek suretiyle aldattıklarının anlaşıldığını, davacının, hesabına ait bilgi, şifre ve kimliğine ait bilgilerin kötü niyetli şahısların eline geçmesinde ağır ihmali ve tedbirsizliği ile sebebiyet verdiğini, davacıya verilen gsm hattının yalnızca iletişim hizmeti için olduğunu, banka para transferlerinde kullanılması ve bankacılık işlemlerinde istimal edilmesi hususunda onay ve teminatın bulunmadığını, davalı banka ile müvekkili şirket arasında da bu işlemlerin yürütülmesi için herhangi bir anlaşmanın yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 4077 sayılı yasa ve Borçlar Kanunu gereğince davalıların ayıplı hizmeti nedeniyle davacının mevduat hesabından 3.şahıslarca internet üzerinden eft yoluyla alınan 30.000,00 TL'den dolayı uğranılan maddi zararın tazmini isteminden kaynaklanmaktadır.
Dava ile ilgili delillerin incelenmesinde; davacının, davalı banka ile yapılan 18.07.2007 tarihli bireysel müşteri sözleşmesine istinaden Perge Antalya şubesi nezdinde 1588267 müşteri nolu vadesiz mevduat hesabının bulunduğu, davacının 27930165 numaralı hesabından 12.01.2009 tarihinden saat: 11.44.03 itibariyle 8597117216 IP numarası ile bağlanılmak suretiyle 30.500,00 TL'nin İ. K. isimli kişinin İşbankası İstanbul Ulus şubesi nezdindeki hesabına elektronik ortamda havalesinin yapıldığı, aynı tarihte yapılan havalenin 30.000.00 TL'sinin şubeden çekildiği, 500,00 TL'sinin davalı banka tarafından konulan bloke nedeniyle davacının hesabına iade edildiği, davacıya ait olan ve davalı bankada bulunan hesabı ile ilgili olarak yapılan işlemlerde kullanılan ve bankaya bildirilen 0546 240 11 49 numaralı gsm hattının 12.01.2009 tarihinde diğer davalı Vodafone Telekominikasyon bayi ve yetkili satıcısı konumundaki CNM telekomdan davacı adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile aynı gsm numarası üzerinden sim kart değişikliği yapıldığı, sim kart değişikliğini yapan ve davacının mevduat hesabından internet üzerinden eft yoluyla para transferini yapan şüpheli Mehmet Rasim Kalander hakkında Antalya C.Başsavcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonucunda Antalya 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/134 esas Sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinde aynı şüpheli hakkında devam eden 2009/1242 esas sayılı dosya ile davanın birleştirilmesi ve Antalya Asliye Ceza mahkemelerinin yetkili olmadığından bahisle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, davacıya ait 0546 240 11 49 numaralı gsm hattının değiştirilen sim kartı ile kullanılmasından dolayı davalı banka tarafından eft işlemine onay verilip verilmediği yönündeki bilgilendirme mesajının gsm hattına dolayısıyla davacıya ulaşmadığı, banka tarafından davacının bilinen ikinci gsm numarasına işlem tamamlandıktan sonra teyit işleminin bilgi verme amaçlı yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava ile ilgili tüm deliller toplanarak tarafların kusur durumlarının ve zarar miktarının tespiti apışından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi mahkememize ibraz ettiği raporunda; davacının, davalı bankada bulunan mevduat hesabından 12.01.2009 tarihinde yapılan 30.500,00 TL'lik eft işleminin İ. K. adına sahte kimlikle hareket eden şüpheli M. R. K. tarafından yapılıp, 30.000,00 TL'sinin çekilmesi suretiyle davacının bu tutar kadar zararının oluştuğunu, davacının kendi bilgisayarında kişisel güvenliğini, sisteme giriş, şifre ve parolasını koruma ve sağlama konusunda sorumluluğunun kendisine ait olduğu hususu dikkate alındığında aslı kusurlu bulunduğunu, davalı bankanın ise güvenlik önlemleri ve teyit alma işlemlerinin kullanıcının havaleye onay vermeden önce işlerliğinin olabileceği, işlemin gerçekleşmesini takiben yapılan teyit işleminin bilgi verme ve olayın tekerrürünü önleme amaçlı olduğunu, bankacılık yasası uyarınca davacının bilgisayar sisteminden kötü niyetli olarak elde edilen bilgilerin kullanılması sonucunda yapılan havale işlemi ve havalenin ödenmesinde davalı bankanın asli kusurlu bulunmadığını, sistemin sahibi ve işleticisi olarak bankanın kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davalı gsm şirketinin ise, CNM telekom şirketinin davacının gsm hattına ait simkart değişikliğini, doğrudan ibraz olunan ve davacı adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanına istinaden gerçekleştirdiği ve böylece kasıtlı olarak önemli bir güvenlik işleminin devre dışı bırakıldığını ancak davalı şirketin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirmiştir.
4077 sayılı yasanın 4/A maddesinde .... sağlayıcı bayi, acenta ve 10.maddenin 5.fıkrasına göre kredi veren ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz hükmü yer almaktadır.
Toplanan delillerden, tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı banka arasında bankacılık hizmet sözleşmesi uyarınca sözleşme ilişkisinin kurulup, internet üzerinden bankacılık işlemlerinin yapılması konusunda davacıya hizmet sunulduğu, davalı bankanın, internet bankacılığı hizmetini sunarken değişen ve gelişen teknolojiye ve 3.kişilerin haksız müdahalelerine göre gerekli güvenlik tedbirlerini alması ve müşterilerine bunları ayrıntılı olarak bildirmesi, internet üzerinden yapılan işlemlerde onay verildikten sonra işlemi gerçekleştirmesi, bu konuda ilk teyit işleminde onay alınamadığı taktirde teyit işlemi için birden fazla kez tüketiciyi uyarması ve başkaca teyit işlemlerinde bulunması gerektiği, ancak davalı bankanın usulüne uygun olarak davacıdan teyit almadan internet üzerinden yapılan işleme onay vererek işlem gerçekleştikten sonra davacının bilinen diğer gsm hattına bilgi verildiği, söz konusu bu aramanın teyit mahiyetinde olmadığı, ayrıca taraflar arasındaki bankacılık hizmet sözleşmesinin matbu ve tek taraflı düzenlenmesi sebebiyle bankanın sorumlu olmayacağı yönündeki hükümlerin 4077 sayılı yasanın 6.maddesi uyarınca haksız şart olup, davacı tüketici yönünden bağlayıcı olmadığı, hizmet sağlayıcı olarak kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğu, dolayısıyla davalı bankanın 4077 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca davacıya karşı ayıplı hizmette bulunduğu, ayıplı hizmetten dolayı davacının oluşan zararından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer davalı gsm şirketi olan vodofone telekomünikasyon A.Ş'nin ise, davacı ile yapılan abonelik sözleşmesi uyarınca aynı şekilde hizmet sağlayıcı olduğu, davacıya ait gsm hattının sahte kimlikle sim kart değişikliğinin bayisi ve yetkili satıcısı konumunda bulunan CNM telekom şirketi tarafından yapılmasından dolayı bayi ve satıcısı CNM telekom şirketinin eylem ve işlemlerinden 4077 sayılı yasanın 4 ve 4/A maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu olduğu, CNM telekom şirketinin sim kart değişikliği işleminde ibraz edilen nüfus cüzdanının gerçek olup olmadığını ve davacının gsm abonelik sözleşmesi yapılırken verilen ve fotokopisi alınan nüfus cüzdanı ile karşılaştırması, 3.kişilerce gsm hattını ve sim kart vs. değişikliklerinin yapılmasını önlemek için talepte bulunan kişinin abonelik sözleşmesinin gerçek tarafı olup olmadığını tespit etmek yönünden başkaca gerekli güvenlik tedbirlerini alması gerektiği, ancak davalı gsm şirketi ve yetkili satıcısı cnm telekom tarafından bu şekilde güvenlik önlemlerinin alındığı, gerekli dikkat ve özenin gösterildiği yönünde herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davalı gsm şirketinin de davacıya karşı yasa uyarınca ayıplı hizmette bulunduğu ve davacının zararından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının, internet şifresini ve güvenlik bilgilerini haksız olarak 3.kişilerin kullanımına sunduğunun davalılar tarafından ispat edilemediği, dolayısıyla davacının vadesiz mevduat hesabından internet yoluyla yapılan 30.000,00 TL'lik eft işleminden doğan 30.000,00 TL'den ve 30.000,00 TL'nin davacının mevduat hesabından alındığı haksız fiil tarihten itibaren işleyecek yasal faizinden oluşan zararından davalıların 4077 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine,
2- 30.000,00 TL tazminatın 12.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
3- Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 1.782,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydı bırakılmasına, ret edilen kısım yönünden davacı tüketici 4077 sayılı yasa gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4- Davacı tarafından yapılan toplam 639,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 626,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 13,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, sarf edilmiyen 300.00 TL bilirkişi ücretinin talep halinde davacıya iadesine,
5- Davacı vekili lehine avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap ve taktir edilen 3.520,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ret edilen kısım yönünden davalılar vekilleri lehine avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap ve taktir edilen 550,00 TL'şer maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz incelemesi talep etme haklarının olduğuna dair verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22.09.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy