(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 28.8.2000 tarihinde davalı bankayla imzalamış olduğu uzun vadeli kredi sözleşmesi uyarınca 30.000.- TL'lik senet alındığını, kredi borcunun 21.9.2010 tarihinde tamamen ödenmesine rağmen, kaybedildiğinden bahisle senedin iadesinin yapılmadığını ileri sürerek, kaybolan bu senedin üçüncü kişilerce kullanılması ihtimalinden dolayı 30.000.- TL'lik senedin iptaline ve 10.000.- TL'lik manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının eldeki davasında kredi sözleşmesi karşılığında teminat olarak vermiş olduğu kambiyo senedinin borcun ödenmesine rağmen iade edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığından bahisle dava reddedilmiş ise de kambiyo senedinin davalı bankanın 20.6.2011 tarihinde davacının iade başvurusuna vermiş olduğu cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere senet bulunamamakta olduğundan dolayı davacının takip ve dava tehdidi altında bulunabileceği kuşkusuzdur. Bu sebeple davacının bu davayı açmakta, senedin iptalini istemekte yararı bulunmaktadır. Böyle olunca senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy