(4077 S. K. m. 1, 3) (818 S. K. m. 111) (1086 S. K. m. 2, 7, 8)
Dava: Taraflar arasındaki maaş promosyonu alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın maaş promosyon sözleşmesi gereğince kendisine eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 1.230 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiş; karar, yürürlükteki hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunla tüketiciler ile satıcı ve üretici firma arasındaki mal ve hizmet alım satımından kaynaklanan anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması görevi Tüketici mahkemelerine verilmiştir.
4077 Sayılı Kanunun 1. maddesinde Kanunu'nun amacı; ... kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliğiyle ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye dair hususları düzenlemektir şeklinde belirtilmiştir. Aynı Kanunun 3/e bendinde Tüketici; bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzelkişi... olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda ise, uyuşmazlığın tüketici kredisi veya kredi kartından kaynaklanmadığı, davaya konu sözleşmenin B.K.'nun 111. maddesi gereğince üçüncü kişi yararına imzalanmış bir sözleşme olduğu ve Üniversite personeli yönünden promosyon niteliği taşıdığı, dolayısıyla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına girmediği, genci mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Göreve dair kurallar kamu düzeninden olup, Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, karar tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 2 ve 8. maddeleri gereğince bahsi geçen davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevi kapsamında kaldığı, aynı Kanunun 7. maddesi uyarınca Mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiği halde, işin esası değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının H.U.M.K. 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulüyle mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy