(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının işyeri elektrik abonesi olduğunu, elektrik tüketim bedelinin ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibinde bulunulduğunu ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile borçlu davalının Kemer İcra Müdürlüğü' nün 2009/2021 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK. nun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun birinci maddesinde belirtilen amaçlarda mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal, alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Dava konusu olayda davalı, işyeri elektrik abonesi olduğundan dolayı taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davanın Tüketici Mahkemesinde bakılıp görülmesi mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Tüketici mahkemesinden talepte bulunamaz. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde Mahkemece, ara kararıyla genel mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 30.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy