(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının tüketici kredisi kullandığını ancak borcunu ödemediğini, hesabın kat edilerek takip başlatıldığını beyan ederek, yapılan takibe haksız olarak itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava İ.İ.K. 67. maddesine dayalı itirazın iptaline dair olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık süresinde ödenmeyen tüketici kredisi borcu ile bu borca bağlı olarak açılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak miktarıyla temerrüt faizinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalının kullandığı tüketici kredisi taksitlerinin ödenmemesi ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borç nedeni ile kat ihtarı gönderilerek takip başlatıldığını ancak davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10. maddesinde muacceliyet için tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi yanında bir haftalık süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerektiğine dair düzenleme getirilmiş olup, mahkemece davacı bankanın bu hükme uymadan, hesabı kat ettiğinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Kanunun 10. maddesini değiştiren 4822 sayılı yasa 6.3.2003 tarihinde kabul edilmiş olup usulüne uygun çekilmeyen ihtarla davalının temerrüte düştüğünden bahsedilemez. Dolayısıyla çekilen ihtar hüküm doğurmaz. O halde vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel olduğu kabul edilemez. Davacı ancak muaccel olan alacaklarını isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece taraflardan bu konuya dair delilleri sorulup, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerin belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacının 2. bendin kapsamı dışında kalan sair itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 16.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy