(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Yağlıdere ilçesi Tepeköy Köyü doğusunda P.K. taşınmazı, kuzeyinde M.K., batısında İ.K., güneyinde yine M.K.la çevrili arazinin sahibi olduğunu, 2005 yılı 10. Ayında davalılar tarafından köy yolu yapıldığını, bu yolun bir başkası tarafından kendilerine izin verilmemesi sebebiyle davalıların kendi arazisinden geçirmek istediğini ve aralarında sözleşme yaparak heyelan tehlikesini önlemek ve aynı tarihte istinat duvarı yapacaklarına dair anlaştıklarını ve aralarında davalılarca bağlanan yolu geçirdiklerini, bu zamana kadar davalıların sözleşme gereğini yerine getirmediklerini, kendilerine Espiye Noterliğinden 2862 yevmiye nosu ve 17.09.2007 tarihinde sözleşmenin gereğini yerine getirmeleri için ihtarname çektiğini, arazisinden davalılarca geçirilen yol sebebiyle oluşan heyelan sonrasında ağır zarara uğradığını ve kendilerini uyardığını, davalılara karşı Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/25 D.iş sayılı dosyasıyla zararın tespit edildiğini, bu sebeplerle her türlü dava ve tazminat hakkı saklı kalmak koşuluyla toplam 24.377, 62-YTL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2005 yılında arazisinden yol geçirilmesi nedeniyle, davalılar tarafından istinat duvarı yapılmasının taahhüt edildiğini, ihtara rağmen istinat duvarının yapılmadığının belirterek, istinat duvarının yapımı ve uğradığı zarının tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davacıların imzaladığı 17.10.2005 tarihli belgeye göre, Tepe Köyüyle Küçükköy arasına yapılmakta olan yol güzergahında M. K. ve M.K.'a ait olan çeşme yanı mevkiindeki arazisinde uçuruma gitmesini engellemek için 50 torba çimento, beş araba çakıl ve işçiliği de ortak yapmayı taahhüt ederek istinat duvarı yapılması taahhüt edilmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu yerin kadastro mahkemesi tarafından orman vasfıyla hazine adına tescil edildiği, davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir Davacı, davaya konu yerin bir kısmının 101 ada, 71 parsel olarak adına tescil edildiğini, bu parsele zarar verilip verilmediğinin tartışılmadığını ileri sürmüştür. Bu sebeple davacının bu yöndeki iddiaları üzerinde durularak, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılması suretiyle davacının kendi adına kaydedildiğini iddia ettiği 101 ada 71 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları ve krokisi getirtilerek konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak 101 ada 71 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında düzenlenen 17.10.2005 tarihli sözleşme kapsamında kalıp kalmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy