(4721 S. K. m. 995)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalıların paydaş oldukları oniki taşınmaz hakkındaki izale-i şuyuu ve ecrimisil davalarının açılması hususunda avukat olarak vekilliklerini üslendiklerini, aralarında yapılan 8.4.2008 tarihli avukatlık ücret sözleşmesine göre davalıların hissesine düşen değerin %10'nun vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve ilgili davaların açıldığını, ancak davalıların vekalet ücretini ödememek amacıyla kendilerini azlettiklerini, ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak, 7.000tl vekalet ücretinin davalılardan tahsilini, istemişler 5.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de taleplerini 11.845 TL'ye çıkarmışlardır.
Davalı H. T. ve M. T. davaya dair cevaplarında avukatlık ücret sözleşmesini imzalamadıklarını beyan ederek davanın reddini dilemiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamış ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemenin, izale-i şuyu davasına dair vekalet ücretinin belirlenmesinde davalıların hisselerinin değerinin üzerinden %10, ecrimisil davası yönünden ise müddeabihin değerinin üzerinden %10 nispi vekalet ücreti hesaplanarak, ayrıca karşı yan vekalet ücretinin de davacılara ödenmesine dair 18.11.2009 tarihli kararının, davalılar tarafından temyizi üzerine. Dairemizce Z. dışındaki diğer davalılar yararına bozulması üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile: davanın izale-i şuyuu davası bakımından davalı Z. yönünden ücret sözleşmesi hükümleri uyarınca bu davalı hissesinin değeri üzerinden %10 oranında nispi, diğer davalılar yönünden ise sözleşmenin geçerli olmaması sebebiyle vekaletname tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca izale-i şuyu davaları için öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmiş; Ecrimisil davası bakımından ise önceki kararda zikredildiği üzere dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmekte ise de Ecrimisil davası yönünden hükümde yalnızca karşı yan vekalet ücretine hükmedilmiş; hüküm, bu kez davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemenin 18.11.2009 tarihli kararının davalılar tarafından temyizi üzerine hükmün yalnızca, izale-i şuyuu davası bakımından davalı Z. dışındaki diğer davalılar yönünden maktu vekalet ücreti yüklenmesi gerektiği için bozulmasına karar verilmiş; bu sebeple hükmün diğer yönleri kesinleşmiş olmasına rağmen 30.3.2011 tarihli kararın hüküm kısmında Ecrimisil davası sebebiyle davacılara nisbi vekalet ücreti verilmemiş, yalnızca karşı yan vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ecrimisil davası yönünden davacılara nisbivekalet ücreti verileceği hususu davacılar yararına kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca temyize konu kararda, önceki bozma ilamına uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, kazanılmış hak ilkesi gözardı edilerek, hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA peşin alınan 53,00 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy