(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı üçüncü kişiden temlik aldığı taşınmazın davalı inşaat firmasınca eksik ve ayıplı teslim edildiğinden bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davaya konu taşınmazı 3. bir kişiden bitmiş halini bizzat görerek satın aldığını, davacıyla aralarında herhangi bir sözleşme ya da taahhüt bulunmadığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacıyla dava dışı üçüncü kişi C.N. arasında akdedilen 16.8.2007 tarihli sözleşmeyle davacının davaya konu taşınmaza dair C.N. İle F...A.Ş. arasında geçen 21.2.2005 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden doğabilecek bütün alacaklarını C.N.'den temlik aldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının davalı hakkında temlik alınan alacağı doğuran sözleşmeye dayalı olarak dava açabileceğinin eş deyişle aktif husumet ehliyeti bulunmadığının kabulüyle işin esasına girilmesi ve neticesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde pasif husumet ehliyetinin var olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 24.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy