(4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 25.08.2010 tarihinde davalı firmadan satın aldığı malların ayıplı çıktığını, davalının değiştireceklerini söylemesine rağmen bugüne kadar kendilerini oyaladığını ileri sürerek peşin verdiği 1.000,00 TL. imzaladığı 3 adet senedin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davacının amacı icraya konan senet borcunu ödememek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi çerçevesinde ayıp sebebiyle bedel iadesine ilişkindir. Bu halde, mahkemece davaya konu mallar üzerinde, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmalı, ayıpların tüketici hatasından mı üretimden mi kaynaklandığı bulunmalı, üretimden kaynaklandığı değerlendirilir ise ayıbın gizli ya da açık ayıp mahiyeti belirlenmeli, neticesine göre tüketicinin ayıbı yasada belirlenen sürede ihbar edip etmediği tespit edilmelidir. Somut olayda, davacı davalı firmadan satın aldığı malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ve bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, davalı tarafın ayıbın süresinde ihbar edilmediği savunması karşısında, bilirkişi, raporunda ürünlerdeki şikayetleri üretim hatası olarak mütalaa etmekle birlikte ayıbın gizli mi yoksa açık ayıp mı olduğunu belirlememiştir. Hal böyle olunca, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı hususu kesinlik kazanmamıştır. Tüketici, 4077 Sayılı Kanunun 4/2 maddesine göre süresinde ihbarda bulunduğunu ispatlamak durumundadır. Bu doğrultuda; mahkemece taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, bahsi geçen ilkeleri ve taraf itirazlarını karşılar yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalı iken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 116.00 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy