(4077 S. K. m. 6, 31) (Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kullanılan kredi sebebiyle davalının taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılması için davalıdan tahsil edilen ücretin haksız olduğu gerekçesiyle Develi Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 25.10.2011 tarihli kararıyla davalı tüketiciye iadesine karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kullanılan kredi sebebiyle davalıya ait taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılması için tahsil edilen ücretin haksız olduğu gerekçesiyle tüketiciye iadesine dair verilen Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılması istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davacı tarafından bu konuda ücret alınmasına dair hükmün haksız şart olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesiyle sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması sebebiyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az on iki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir... hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketiciyle akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır hükmü getirilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşme getirtilmek suretiyle sözleşmede konuyla ilgili hüküm varsa bu hükümlerin haksız şart olup olmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşme getirtilip irdelenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy