(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 19)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıyla imzalanan 4.12.2003 - 9.12.2003 - 22.12.2003 - 29.4.2004 - 8.6.2005 - 5.11.2007 tarihli kredi sözleşmeleri başlıklı sözleşmelerle davalıya toplam olarak 83.552,08 Euro kredi verildiği ancak bir kısmının geri ödenmemesi sebebiyle takip yaptığını bildirerek, takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıyla imzalanan 4.12.2003-9.12.2003- 22.12.2003-29.4.2004-8.6.2005-5.11.2007 tarihli kredi sözleşmeleri başlıklı sözleşmelerle davalıya toplam olarak 83.552,08 Euro kredi verildiği ancak bir kısmının geri ödenmemesi sebebiyle tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davacı delil olarak davalıyla imzaladığı altı sözleşmeye dayanmıştır. Sözleşmenin incelenmesinde; Kredi Sözleşmesi başlıklı altı sözleşmeyle toplam 83.552,08 Euro para verildiği, paranın konut kredisi olarak verildiği, yıllık %4.8 faiz uygulanmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının kredi vermeye yetkili bir kuruluş olmadığı, ödünç para verme kanununa göre İlgili kuruluşlardan izin almadan bu işi yapmasının tefecilik olduğu, bu yüzden sözleşmelerin B.K.nun 19. maddesi hükmüne göre geçersiz olması sebebiyle davanın reddine, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının ödünç para verme işi ile uğraştığı ya da tefecilik yaptığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Davalının da bu yönde bir savunması olmadığı gibi yargılamaya dahi katılmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin başlığı ve içeriğinde, konut kredisi ifadesi kullanılmış ise de, tarafların karz hukuki ilişkisine dayanarak sözleşme imzaladıklarının kabulü gerekir. Kaldı ki taraflar arasında kararlaştırılan yıllık faiz oranı, bankaların yabancı para alacaklarına uyguladıkları faiz oranlarından ayırt edilebilir derece de fahiş değildir. Buna göre, taraflar arasındaki sözleşme, karz sözleşmesi niteliğinde olup taraflarını bağlar. Sözleşme konusu paraların, sözleşmelerde bahsedilen davalıya ait banka hesabına gönderildiğinin tesbiti halinde, davalı bu aldığı paraları sözleşme hükümlerine göre geri ödemek zorundadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların durumu, sözleşme yapmaktaki amaçları değerlendirilerek yorumlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2,75 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy