(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 01.12.2007 tarihinde Diyarbakır'a geldiğini, gece konaklamak için davalı şirkete ait otele gittiğini, 80 TL oda ücretini kredi kartıyla ödediğini, bu esnada davalı otel çalışanı diğer davalı S.'ın kendisini oyalayarak şifreyi ve kartı alıkoyduğunu, kartı unuttuğunu fark etmediğini, kendisinin durumu daha sonra kart ekstresi geldiğinde hatırladığını, dava dışı bankaya bu nedenle toplam faiz dahil 9.100 TL ödemek zorunda kaldığını, davalı S.'ın kartı kullandığını itiraf ettiğini, parayı ödeyeceğini belirttiğini kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye 7500 TL.nin ödenmediğini belirterek, en yüksek ticari faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı S. A. cevap vermemiş, diğer davalı şirket ise davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 7.500 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1 inci maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2 nci maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3 üncü maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacıyla davalı şirket arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde hizmet sözleşmesi bulunmakta olup, diğer davalı S. ise davalı şirketin çalışanı konumundadır.
4077 sayılı yasanın 23 üncü maddesi bu kanunu uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi veya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy