(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar A. G. ve M. U. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, müteahhit olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendisine düşen daireler için davalılarla yapı ortaklığı sözleşmesi imzaladığını, sigorta kaydının arsa maliki üzerine olup, davalılarca sigorta primleri ödenmemesi sebebiyle kendisince arsa malikine ödenen 17.400,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasının kısmen kabulü ile, 2.029, 76'şar TL'nin (toplam 8.119,04 TL) davalılar A. G., M. U., E. B. ve A. B.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine, bu davalılar yönünden fazlaya dair istemin reddine, davacının davalılar M. D. D. ve E. D. hakkındaki davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar A. G. ve M. U. tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde ... Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar. hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıyla davalılar arasında yapı ortaklığı sözleşmesi olmakla taraflar arasında 4077 Sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı, anlaşılmaktadır. Öyle olunca, Tüketici Mahkemesinde dava açılması mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy