(818 S. K. m. 44, 98)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan Yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan almış olduğu kredi kartına dair olarak 25.9.2008 tarihinde 3. şahıslar tarafından elektronik ortamda davalılardan L... Bilişim Sistemleri Danışmanlık San.'den toplam 3.002,00' lik kontör alınmak suretiyle harcama yapıldığını öğrendiğini, böyle bir alış verişten haberi ve onayı olmadığını, aynı tarihte söz konusu alışverişin kendisi tarafından yapılmadığına dair bankaya başvurduğunu, davalı bankanın üyelik sözleşmesine göre sorumluluğunun kart hamilinde olduğuna dair olumsuz cevap verdiğini, kredi kartlarıyla elektronik ortamda yapılan alışverişlerin 5 yüklemeyle sınırlı olduğu halde aynı anda 30 yükleme yapıldığını, davalı bankanın yeterli özeni göstermemesi sebebiyle olaydan sorumlu olduğunu belirterek kendisinden haksız yere tahsil edilen 3.002,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının hesabından yapılan işlemlere kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının şifre ve müşteri numarasını koruyamadığını bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunun aksine davacının kredi kartı bilgilerinin gizliliğini 3.kişilere karşı koruyamaması sebebiyle ağır kusurlu olduğu, yapılan işlemlerde bankaya atfedilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait kredi kartının, hukuka aykırı olarak 3.kişiler tarafından kullanılması sebebiyle davacının davalıya ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi istemine dair olup, davacı rızası ve bilgisi dışında kullanılan kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalı ise kredi kartına dair bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek yapılan harcamalardan davacının sorumlu olduğunu savunmaktadır.
Davacının kredi kartı ile 25.29.2008 tarihinde 30 kalemde toplam 3.002,00 TL tutarında kontör satın alınmak suretiyle internet üzerinden işlem yapıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve ek raporunda kredi kartıyla yapılan işlemlerin, kart hamiline ait kredi kartı bilgileri ve şifre girilerek yapılan mesafeli işlemler olduğu, işlemlerde fiziki olarak kart kullanılmadığı, yapılan işlemlerin detaylı incelemesinde, işlemlerin aynı gün çok kısa sürelerde peşpeşe gerçekleştirildiği, davacı tarafından bu şekilde işlem yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı banka tarafından bu işlemlere statik şifreyle yapılmasına izin verilmesi ve kredi kartıyla yapılan mesafeli işlemlerde dinamik (değişken- tek kullanımlık) şifre kullanılmamasının ve aynı zaman dilimi içinde peşpeşe yapılan bölüntü işlemlere izin verilmesinin davalı bankanın uygulamasının bir açığı ve zafiyeti olduğu bu sebeplerle davalı bankanın %90 oranında kusurlu davacının ise %10 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiş ise de Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı Bankanın, internet üzerinden yapılan alışverişlerde statik şifre yerine, her işlemde değişen dinamik şifre kullanılmasını gerektiren bir sistemi oluşturmaması, işlemlerin tamamının, yüksek tutarlarda, hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde, çok sayıda, peşpeşe bölünerek, kontör alımına dair yapılmış olması karşısında, olağan olmayan bu tip harcamaları durdurmayıp, kart sahibi davacıya bildirmeyerek, objektif özen borcunu yerine getirmemesi sebebiyle olayda kusurunun bulunduğu da anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı da B.K.nun 98. maddesi delaletiyle B.K.'nun 44. maddesi uyarınca müterafik kusurludur. Zira kredi kartı sahibi yasa ve sözleşme hükümleri gereğince, Bankayla sözleşme imzaladığı ve kartın zilyetliğine geçtiği andan itibaren kendisine tevdi edilen kredi kartını ve bu kartın kullanımıyla ilgili bilgileri koruma ve saklamayla yükümlü olup, davaya konu olayda da kartın fiziken kullanılmadığı, söz konusu işlemlerin, bilgisayarla internet ortamı üzerinden ve davacı kart sahibine ait şifrenin kullanılması suretiyle yapılmış olması sebebiyle davacının sorumluluğu bulunmaktadır. O halde bankanın olaydaki müterafik kusuru değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy