(2004 S. K. m. 67) (6100 S. K. m. 17, 36)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıyla arasında, kredi kartı ve bireysel kredi sözleşmesinin imzalandığını ve kredi kartı hesabı açılarak hesap ekstrelerinin düzenli gönderildiğini, ancak düzgün ödeme bulunmaması sebebiyle hesabın kat edildiğini ve İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2252 Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun icra takibinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, sözleşmenin 36. maddesi gereğince, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, itirazı iptaliyle takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetkili mahkemelerin Kadıköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yetki itirazının değerlendirildiği tarih itibariyle 6100 Sayılı H.M.K.nun yürürlükte olduğu, H.M.K.17. maddesi gereğince tarafların yetki sözleşmesi yapamayacağı, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin 36. maddesinin uygulanmasından bahsedilemeyeceği, Kadıköy icra dairelerinin yetkili olduğu, bu sebeple geçerli bir icra takibi bulunmadığı benimsenerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı hakkında başlattığı icra takibine itirazın iptalini istemiş; mahkemece, yetki itirazının değerlendirildiği tarihte 6100 Sayılı Kanunun yürürlükte olması nedeniyle, yetki sözleşmesi geçersiz sayılarak, davanın reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı yeni H.M.K.nun 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz değerlendirilirken, takibin başladığı 25.1.2011 tarihi itibariyle icra dairesinin yetkili olup olmadığına bakılmalıdır. Sonradan yürürlüğe giren 6100 Sayılı Kanunun olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece aksi değerlendirmeyle davanın esasına girmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy