(818 S. K. m. 61, 62, 63)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı S. S. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı S. S. nin aralarında akdedilen harici satış sözleşmesiyle kocasından kalan taşınmazdaki kendi ve çocukları olan diğer davalılara isabet eden hisseleri 50.000,00 TL karşılığında kendisine sattığını, satış bedelini aldığı halde taşınmazdaki hisseleri devretmediğini, bu sebeple taşınmazın tapusunun iptaliyle adına tescilini, aksi takdirde taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespitiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptal tescil talebinin reddine, 123.480,00 TL tazminatın 10.000,00 TL sinin dava tarihi olan 29.1.2009 tarihinden itibaren, 113.480,00 TL sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı S. S.'ten tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı S. S. tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacı, davalıyla akdedilen harici satış sözleşmesine göre kendisine devri vaadedilen davalıların davaya konu taşınmazdaki hisselerinin dava tarihi itibariyle hesaplanacak olan bedelini istemiş, davalı ise 3.10.2005 tarihli harici satış sözleşmesi altındaki imzayı kabul etmeyerek davacıya hisselerini devretmediğini ve satış bedelini de tahsil etmediğini savunmuştur. Mahkemece, davalının hükme dayanak yapılan sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığına dair savunmaları gözönüne alınarak imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı araştırılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3) Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığına yönelik yapılacak araştırma neticesinde imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşılır ise; taraflar arasında akdedilen sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğundan, geçersiz sözleşme gereği olarak tarafların sadece verdiklerini geri alabilecekleri, bu duruma göre de davacının ancak sözleşmeye göre davalıya hisse karşılığı ödediği bedeli, denkleştirici adalet ilkelerine göre talep edebileceği gözönüne alınmaksızın taşınmazın raiç değeri üzerinden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy