(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı H. Ö.'in davalı Vakıflar bankasından kullanmış olduğu tüketici kredisine kefil olduğunu borçlunun borcunu ödememesi üzerine ihtarname gönderilerek icra takibi yapıldığını, itiraz etmeden icra takibinin kesinleştiğini, icra müdürlüğü tarafından maaşının tamamına haciz konulduğunu, bu haciz işlemi sebebiyle 15.6.2007 tarihli maaşını alamadığını, davalı Vakıflar Bankası tarafından kefil olarak 4077 Sayılı Kanunun 10. maddesine aykırı olarak kendisi hakkında icra takibi yapıldığını, ayrıca borcu ödeyerek dosyanın kapanmasına rağmen hacizlerin kaldırılmaması sebebiyle aracına haciz konulduğunu, aracının 5 gün yedieminde kaldığını 50 TL otopark parası ve 20 TL gidiş geliş taksi parası vererek zarara uğradığını, davalı Vakıflar bankasının tüketici yasasının 10. maddesine aykırı davranması nedeniyle, davalı iş bankasının hukuksuz olarak maaşının tamamına yapılan hacze uyarak parasını geç ödemesi nedeniyle, diğer davalı icra müdür Yardımcısı A. Z.'in ise maaşının haczine sebebiyet vermesi ve mevcut haczi kaldırmayarak aracının haczedilmesine sebebiyet verdiğinden kusurlu olduğunu belirterek; Davalı İş Bankasından 1.100 TL manevi, davalı Vakıflar Bankasından 5.000 TL manevi ve 70 TL maddi, davalı A.'den 1.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı bankalar yönünden davanın esastan reddine, davalı A. Z. yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Vakıflar bankası T.A.O. tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder. şeklinde tanımlanmıştır. Yine 10. maddesinde, Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir hükmü getirilmiştir. Aynı Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında ise bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır' hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlığın davacının kefil olarak yer aldığı dava dışı H. Ö. ile davalı Vakıflar Bankası arasında yapılan tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla davanın da 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu konuda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece ara kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davacı ve davalı Vakıflar Bankası T.A.O.'nın temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı ve davalı Vakıflar Bankası T.A.O'nın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy