(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, S. M. adına izale-i şüyu davası açmak üzere vekalet ücreti olarak davalılara düşecek payın nakdi karşılığının %25'i konusunda anlaştıklarını, açılan davanın sonuçlanma aşamasında iken davacılar M. ve Ş. M.'in davaya konu miras paylarını kardeşleri davalı S. M.'e satış yoluyla devrederek davanın aktif husumet yönünden reddine neden olduklarını, davayı iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hiçbir eksiklik ve ihmali olmaksızın tam bir özen içersinde ve büyük bir emek harcayarak sonuçlandırdığını, davalılardan M. ve Ş.'ın kötü niyetli olarak ve vekalet ilişkisine aykırı bir şekilde hareket ederek zararına sebebiyet verdiklerini, bu sebeple iki davalı hem kendi adlarına hem de anneleri S. M. mirasçıları sıfatıyla sorumlu olduklarını, diğer davalılarında anneleri müteveffa S. M.'in mirasçıları olmaları sebebiyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, defalarca davalılarla görüşüp sulh yoluyla sorunun çözümünü talep ettiğini, her seferinde rencide edici bir şekilde karşılıksız bırakıldığını, bu süreçte psikolojisinin bozulduğunu, ciddi manevi acılar da çektiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 9.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 38.920,88 TL vekalet ücreti alacağından taleple bağlı kalınarak 4.000 TL vekalet ücretinin dava tarihi olan 6.6.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair haklarını saklı tutulmasına, manevi tazminat talebinin kabulüne. 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 6.6.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı avukat, müvekkili S. M. adına açtığı ortaklığın giderilmesi davasında, müvekkillerinin diğer ortak davalılarla anlaşmak suretiyle davanın sonuçlanmasını önledikleri ve böylece sözleşme gereği kendisine ödenmesi gereken vekalet ücretinin ödenmediğini öne sürerek vekalet ücretiyle manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamına göre, davacının davalıların murisi olan S. M. ile avukatlık ücret sözleşmesi düzenlediği ve bu sözleşmeye göre," dava sonucunda karara bağlanan ve iş sahibine düşen miktarın %25'inin " vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda dosyanın bilirkişiye verilerek ortaklığın giderilmesi davasının talep gibi sonuçlanması durumunda S. M.'in hissesine düşecek miktarın saptanması ve davacının davalı S. M. ile yazılı ücret sözleşmesi yaptığı gözetilmek suretiyle de hasıl olacak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken nasıl ve ne şekilde hesaplama yapıldığı açıkça ve denetime elverişli olmayan şekilde hesaplamayla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2) Davacının dayandığı olay sebebiyle manevi tazminat koşulların bulunmadığı halde manevi tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (1) ve (2) numaralı bentlerde gösterilen sebeplerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy