(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 10/B, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca ve davalı İ. K. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı İ. K. tarafından kullanılan konut kredisi sözleşmesine dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle, bu alacağın tahsili amacıyla davalı kefiller hakkında icra takibi yaptıklarını, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek; icra takibine vaki itirazın iptaliyle icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı İ. K. mahkemeye sunduğu 25.2.2011 tarihli dilekçeyle açılan davayı bütün hukuki sonuçlarını bilerek kabul ettiğini bildirmiştir. Diğer davalı yapılan tebligata rağmen cevap vermemiştir. Mahkemece davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiş, kararı davacı ve davalı İ. K. temyiz etmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde, Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerine kredi veren olarak tanımlamıştır. 4077 S.K.nun 10/b maddesinde konut finansmanı sözleşmeleri düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında ise bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde davalıların davacı bankadan Konut finansmanı kredisi kullanan dava dışı üçüncü kişiye kefil olduğu ve uyuşmazlığın konut finansmanı kredi sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Besni'de ayrıca Tüketici Mahkemesi bulunmadığından ara kararıyla Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılıp karar verilmesi gerekirken davanın Genel Mahkeme Sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının ve davalı İ. K.'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, H.U.M.K.nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy